YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10260
KARAR NO : 2012/14572
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 18.12.2002 günlü dilekçesiyle … Beldesi (…) Ağaç Arası Mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdiği 2’şer dönüm yüzölçümündeki üç parça taşınmazı babasının imar ve ihya … malik sıfatıyla zilyet ederken kendisine bağışladığını, eklemeli olarak 45 yılı aşkın süredir çekişmesiz ve aralıksız zilyet ettiğini, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, … bilirkişi … tarafından düzenlenen 27.03.2006 günlü rapor ve krokide (D)=1088 m² ve (E-2)=1815 m² yüzölçümlü gösterilen bölümlerin davacı adına tapuya tesciline, aynı krokide (C)=2446 m² ve (E-1)=519 m² ile gösterilen bölümlere yönelik davanın ise reddine ilişkin verilen karar, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairenin 26.03.2009 gün ve 2009/2257 – 5119 sayılı kararı ile “… 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmî olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift … fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip kesin olarak belirlenmesi, taşınmazın eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idarî tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi … kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, …. Toprak Sanayi A.Ş. tarafından, beton santralı yapılmak üzere Hazineden taşlık ve çalılık 26500 m² alanın kiralanmak ya da satın alınmak istenmesi üzerine, Hazine tarafından bu yerin tescili yoluna girildiği, bu amaçla tesbit işlemi yapıldığı, üzerinde bulunan gecekondu sahipleri için işgalci olarak ecrimisil tahakkuk ettirildiği, gecekonduların yıkılma aşamasında olduğu aynı yöreye ilişkin dosyalarda, Milli Emlak Müdürlüğünce bildirildiğine göre, ilgili belge ve haritalar getirtilerek çekişmeli taşınmazın bu arazinin içinde olup olmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazın doğusunda yer alan 478, 479, 482, 483 parsellerin hükmen tesciline ilişkin Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 17.12.1984 gün ve 1983/474 – 922 sayılı ve yine 495 parselle ilgili Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 28.02.1985 gün ve 1983/407-125 sayılı dava dosyaları getirtilerek, bu dosya ve karada söz edilen “…” soy adlı kişiler ile davacının ilgisi saptanarak, çekişmeli taşınmazın ne şekilde malik sıfatıyla zilyet edildiğinin belirlenmesi, 3402 sayılı Yasanın 14/1. maddesinde … 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının usulünce yapılması…” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ve ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medenî Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazların bulunduğu Çam Köyde 1 ilâ 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ila 23.12.1963 tarihleri arasında ilân edilmiş, ikinci arazi çalışması 1976 ilâ 1980 yıllarında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 tarihinde ilan edilmiş, dava konusu taşınmaz 1964 yılında yapılan çalışmada tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararında eski tarihli haritalara göre ve jeoloji mühendisi aracılığıyla taşınmazların niteliğinin belirlenmesi, fotoğraflarının çektirilerek dosya arasına konulması, idarî tahkikat tutanakları olup olmadığının araştırılması, varsa tutanaklarda ismi yazılan kişilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, … Toprak Sanayi A.Ş. tarafından, beton santralı yapılmak üzere Hazineden taşlık ve çalılık 26500 m² alanın kiralanmak ya da satın alınmak istenen arazinin içinde olup olmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazların doğusunda yer alan 478, 479, 482, 483 parsellerin hükmen tesciline ilişkin Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 17.12.1984 gün ve 1983/474-922 sayılı ve yine 495 parselle ilgili Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 28.02.1985 gün ve 1983/407-125 sayılı dava dosyaları getirtilerek, bu dosya ve karada söz edilen “…” soy adlı kişiler ile davacının ilgisinin saptanarak, çekişmeli taşınmazların ne şekilde malik sıfatıyla zilyet edildiğinin belirlenmesi, 3402 sayılı Yasanın 14/1. maddesinde … 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının usulünce yapılması gereğine değinilmiş olmasına rağmen, bozma gerekleri yerine getirilmeden davacı adına 18.10.1996 – 17.10.2006 tarihleri arasında ecrimisil tahakkuk ve tahsil edilmesi nedeniyle zilyetlik şartlarının oluşmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Davacı tarafa, 18.10.1996 – 17.10.2006 tarihleri arasına ilişkin olarak, dava açıldıktan sonra 30.1.2006 tarihinde tahakkuk ettirilen ecrimisile, davacı tarafından 08.12.2006 tarihli dilekçe ile taşınmazlar hakkındaki davanın devam ettiği gerekçesiyle itiraz edilmiş, vaki bu itiraz 05.01.2007 tarihli karar ile reddedilmiş olması nedeniyle davacı tarafından 20.02.2007 tarihinde ödenmiştir. Davacının, gönderilen ecrimisil ihbarnamesine eldeki dava nedeniyle itiraz etmesi, itirazının reddedilmesi karşısında hakkında herhangi bir takibata mahal vermemek amacıyla ödemede bulunması yararına gerçekleştiğini iddia ettiği kazandırıcı zamanaşımını bulunmadığını kabule imkan vermez. Bu nedenle, mahkemece eski tarihli (en eski ve 15-20 yıl öncesine ait) memleket haritaları, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, imar ve ihya edilip edilmediğinin, üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun belirlenmesi, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazların gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması halinde taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddî olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmazlar başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, taşınmazların eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden rapor alınmalı, keşif sırasında taşınmazları çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, hazırlanan idarî tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanaklarında ismi … kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli, … Toprak Sanayi A.Ş. tarafından, beton santralı yapılmak üzere Hazineden taşlık ve çalılık 26500 m² alanın kiralanmak ya da satın alınmak istenen arazinin içinde olup olmadığının belirlenmeli, 478, 479, 482, 483 parsellerin hükmen tesciline ilişkin Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 17.12.1984 gün ve 1983/474-922 sayılı ve yine 495 parselle ilgili Antalya Asliye 3. hukuk Mahkemesinin 28.02.1985 gün ve 1983/407-125 sayılı dava dosyaları getirtilerek, bu dosya ve kararda söz edilen “…” soy adlı kişiler ile davacının ilgisinin saptanarak, çekişmeli taşınmazların ne şekilde malik sıfatıyla zilyet edildiği belirlenmeli, 3402 sayılı Yasanın 14/1. maddesinde … 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak, gerektiğinde tespit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.