Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6581 E. 2012/17851 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6581
KARAR NO : 2012/17851
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

K A R A R

Davalılardan … San Tic Ltd Şti’ne yokluğunda verilen kararın “…. No:309/2 Maltepe İstanbul” adresinde tebligat yasasının 35.maddesi gereğince tebliğ edilmek suretiyle dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki anılan davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı görülmektedir.
Tebliğ ile ilgili Yasa ve Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisinde daima göz önünde tutulmalıdır. Hal böyle olunca, yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kanunun ve Tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Yasanın 35/son maddesinde; Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da 35.madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Karar tarihinden sonra19.01.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6009 sayılı Yasanın 9. Maddesi ile anılan maddede değişiklik yapılarak “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Öte yandan tebligat tüzüğünün 55 ve 28 maddelerinde uygulamanın nasıl yapılacağı açıklanmıştır. Buna göre 35.madde gereğince tebligat yapılabilmesi için önce; muhataba daha önce tebligat yapılan ya da somut olaydaki gibi ticaret sicilinde yazılı bulunan adrese çıkarılan tebligat üzerine tebliğ memuru 28 inci Maddenin ilk fıkrasındaki usule göre yeni adresi tespit ederse aynı Maddenin üç ve dördüncü fıkraları mucibince ve son fıkrasındaki hal vaki ise 30 uncu Maddeye tevfikan muamele yapar
Tebliğ memuru bu suretle muhatabın yeni adresini tespit edemezse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie iade edilir. Bu mercie muhatabın yeni adresi bir diğer alakalı tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı o adrese gönderilir. Aksi takdirde mercice tahkik muamelelerine tevessül olunmayarak bu Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya talik ettirilir. Eski adresin kapısına talik tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda yasanın ve tüzüğün aradığı bu şartların yerine getirilmeden 35.maddeye göre tebliğ yapıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten dava dilekçesinde davalı … San Tic Ltd Şti’nin adresi “… cad. No:1/A … İstanbul” olarak gösterilmiştir. Anılan davalı tarafından düzenlenen vekâletnamedeki adres ile SSK kayıtlarındaki adresinde aynı adres olduğu dosya içerisinden anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında dava dilekçesinde yazılı bulunan adrese gönderilen tebligatın usulüne uygun biçimde tebliğ olunduğu görülmektedir. Hal böyle olunca yargılama sırasında tebligat yapılan bir adres bulunduğu halde, davalının ticaret sicilinde kayıtlı bulunduğu “…. No:309/2 Maltepe İstanbul” adresinde Tebligat Yasası’nın 35. maddesine göre yokluğunda verilen kararın tebliğinin geçersiz olduğu açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yokluğunda verilen kararın davalı … San Tic Ltd Şti’ne “… cad. No:1/A … İstanbul” adresinde yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.