YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11800
KARAR NO : 2010/13303
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 01.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.10.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … vekili ile karşı taraftan Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … mevkii 240 ada 7 parsel sayılı 1068,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tek katlı kargir ev ve tarlası niteliğiyle öncesinde dava dışı aynı ada 6 ve 8 sayılı parseller ile bir bütün halinde … Devecinin atalarından intikalen zilyetliğindeyken bu taşınmazları 1980 yılında bölerek 7 sayılı parseli …’a sattığı onunda 1997 yılında davacı …’ya sattığı, ancak taşınmazın Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2001/1144 Esaslı dosyasında dava konusu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1144 Esasına kayıtlı dosyada; … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açtığı ve …mirasçıları … arkadaşları tarafından davalı Hazine, Orman Yönetimi ve Köy Tüzelkişiliği ile … taraf gösterilerek, davaya konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63 ve 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları tescil davaları, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.2008 gün ve 2008/132-162 sayılı …’nin davasının açılmamış sayılmasına, diğer davalarda görevsizliğe ilişkin kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Davacılar … … ve arkadaşları vekili Avukat … davadan feragat etmişlerdir. Mahkemece, N. … … ve arkadaşlarının davalarının feragat nedeniyle REDDİNE, …’nın davasının ise esastan REDDİYLE, çekişmeli … köyü 240 ada 7 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ile davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … köyünün bir bölümünde genel arazi kadastrosu 1970 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmışsa da, çekişmeli parselin, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili orman için açıklığı olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, 15.07.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği gözetilerek bu parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine ve davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uyun olan hükmün ONANMASINA, 750,00 TL avukatlık ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak duruşmada kendini vekille temsil ettiren Orman Yönetimine verilmesine, Hazinenin temyiz itirazları red edildiğinden yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine 28./10/2010 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından ve yöntemine uygun şekilde yapılan orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi, jeolog bilirkişi raporlarından, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından, çekişmeli taşınmazın yörede 1967 yılında kesinleşen orman sınırları dışında, orman içi açıklık olmayan, 1939 ve 1992 uçuşlu hava fotoğraflarında açık alan olarak görülen, orman sayılmayan, ziraat arazisi iken, halen ev ve arazisi niteliğinde olduğu, eylemli orman ve orman toprağı olmadığı, kuzey ve güney komşu parsellerin zilyedleri adına tespit edilip itiraz edilmeksizin kesinleştiği, hükmü temyiz eden davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, bilirkişilerin gerçeğe aykırı rapor verdiği konusunda herhangi bir iddia veya suç duyurusu bulunmadığı, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde; H.Y.U.Y.’nın 275 ve devamı maddelerine aykırı olarak yerel mahkeme hakiminin teknik bilgi gerektiren konularda kişisel gözlemine dayanarak taşınmazın kültür arazisi olmadığı, eylemli orman ve orman içi açıklık olduğu, fiili durum ile örtüşmeyen bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği düşüncesi ile onama yönündeki sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.