YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13249
KARAR NO : 2012/14923
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 103 ada 35, 110 ada 36 ve 51 parsel sayılı sırasıyla 4611,57 m², 3741,73 m² ve 4053,84 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla nitelikleri ile beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesince orman sınırları dışına çıkarılmışlardır ve … oğlu …’nun kullanımındadır” şerhleri ile, 110 ada 5 ve 29 parsel sayılı sırasıyla 2045,10 m² ve 6898,25 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesince orman sınırları dışına çıkarılmıştır ve Salim oğlu …’in kullanımındadır” şerhi ile, 103 ada 1 ve 102 ada 39 parsel sayılı sırasıyla 78263,35 m² ve 13731,85 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, mera niteliği ile Hazine adına tesbit edilmişlerdir.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 110 ada 5 ve 29 parsel sayılı taşınmazlar ile 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 9000 m²’lik bölümünün, 27.10.1953 tarih 25 sıra nolu tapu kaydına dayanarak 103 ada 1 sayılı parselin 3200 m²’lik bölümünün tespitinin iptali ile adına tescilleri talebiyle dava açmıştır.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 102 ada 39 sayılı parsele ve 1937 tarih 95 tahrir nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 103 ada 1 sayılı parsel, 103 ada 35, 110 ada 51 ve 110 ada 36 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile adına tescili talebiyle dava açmıştır.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2000 m² lik bölümünün tespitinin iptali ile adına tescili talebiyle dava açmıştır.
Davacı … …, 1937 tarih 95 tahrir nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 10000 m²’lik bölümü ile 102 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 5000 m²’lik bölümünün tespitinin iptali ile adına tescili talebiyle dava açmıştır.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 103 ada 1 ve 102 ada 39 parsel sayılı taşınmazların toplam 135000 m²’lik bölümlerinin tespitinin iptali ile adına tescili talebiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davacı …’in 2000/9 esas sayı ile 103 ada 1 parsele ilişkin açtığı davanın kısmen kabulüne ve 01.02.2011 tarihli bilirkişi ek rapor ve krokisinde (E-1) işaretli 4548,62 m² yüzölçümlü bölümün davacı adına, aynı rapor ve krokide (E-2) işaretli 2641,73 m² yüzölçümlü bölümün 103 ada 1 parselden ifraz edilerek 103 adanın son parsel sayısından sonra oluşturulacak parsel numarası altında tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Parsel, … oğlu …’in kullanımındadır” şerhinin düşülmesine, geriye kalan 71073,00 m²’lik bölümün 103 ada 1 nolu parsel numarası altında mera niteliği ile orta malı özel siciline tesciline,
103 ada 35, 102 ada 39, 110 ada 5, 29, 36, 51 ve 103 ada 1 parsellere yönelik diğer davacıların davalarının REDDİNE ve çekişmeli 103 ada 35, 102 ada 39, 110 ada 5, 29, 36, 51 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 2 nolu Orman Tahdit Komisyonu tarafından … serisi Okçular Devlet Ormanına ilişkin olarak 1952 yılında 3116 sayılı Kanuna göre seri usulde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 11 nolu Orman Tahdit Komisyonu tarafından 1974 yılında 1744 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1999 yılında 6831 sayılı Kanuna göre 41 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılıp 15.04.1999 – 15.10.1999 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen sınırlaması yapılan ormanlarda aplikasyon ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması ile sınırlaması yapılmayan ormanlarda orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu 103 ada 35, 110 ada 5, 29, 36 ve 51 sayılı parsellerin 1952 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidi içinde kaldığı, daha sonra yapılan 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde ile 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığı, 6831 sayılı Kanunun değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 sayılı Kanun gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı Kanunun 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından ve 27.01.2009 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 sayılı Kanunun 5. maddesiyle, 6831 sayılı Kanunla eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2. madde 1. fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“ orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü anlaşıldığına, dava konusu 103 ada 1 ve 102 ada 39 parsel sayılı taşınmazların 1937 tarih 97 tahrir sayılı vergi kaydı kapsamında ve komşu parsellere uygulanan vergi kayıtlarının miktar fazlası niteliğinde bulunduğu ve mera vasfında olduğu, davacı …’in harici satın almaya dayandığı 27.10.1953 gün 25 sıra sayılı tapu kaydının senetsizden Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil hükmü sonucu oluştuğu, bu davada Hazinenin ya da Orman Yönetiminin taraf bulunmadığı gibi tescile konu taşınmazın mera sınırları içerisinde kaldığı, 3402 sayılı Kanununun 17 ve tescil hükmünün kesinleştiği tarihte yürürlükte bulunan 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanununa 22.03.1950 tarihinde 5618 sayılı Kanun ile eklenen Ek 6. madde gereğince meraların özel mülkiyete konu olamayacakları anlaşıldığına, yine bilirkişi raporlarında (E1) harfi ile gösterilen 4548,62 m²’lik bölümün 1937 tarih 97 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kalan mera nitelikli taşınmazın ve … ve … Köyleri’ne ilişkin yapılan orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı ile davacı … yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.