Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11773 E. 2010/15706 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11773
KARAR NO : 2010/15706
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : HAZİNE- … …- … AKIN VE ARK.
DAVALILAR : ….

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … … ve ark. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 172 ada 26 ve 32, 233 ada 29 parsel sayılı sırasıyla 1762.07 m2, 3714.63 m2 ve 9971.09 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 26 sayılı parsel ham toprak vasfı ile Hazine, 32 sayılı parsel tarla niteliğiyle … ve 29 sayılı parsel tarla niteliği ile belgesizden … … … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, 172 ada 32 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Davacı … … ve arkadaşları 233 ada 29 sayılı parselde kendilerinin de hisseleri olduğu iddiasıyla, davacı … ise 172 ada 32 ve 26 sayılı parsellerin adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli 172 ada 26 ve 32 sayılı parsellerin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına, 233 ada 29 sayılı parselin tesbit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … … ve arkadaşları tarafından 233 ada 29 sayılı parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 17/06/1998 – 17/12/1998 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacılar … … ve arkadaşları vekili tarafından açılan ve mahkemenin 2009/90 esası ile görülen dava dosyasının, 05.02.2010 günlü karar ile temyize konu 2009/6 esas sayılı dosya ile birleştirildiği ve birleştirildikten sonra davacılar vekiline duruşma günü tebliğ edilmediği ve yokluğunda 20.03.2010 tarihinde keşif yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar vekiline 3402 Sayılı Yasanın 28/2 maddesi gereğince davetiye tebliğ edilerek delillerinin bildirilmesi istenerek, bildirilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağı konusunda ihtarda bulunulmadığından, savunma hakkı kısıtlanmıştır. Savunma hakkı anayasal bir hak olup hiçbir suretle kısıtlanamaz. Bu nedenle; davacılar … … ve arkadaşları vekiline 3402 Sayılı Yasanın 28/2 maddesi gereğince meşruhatlı davetiye gönderilerek duruşma günü ve delillerinin bildirilmesi istenmeli, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği konusunda ihtar edilmeli ondan sonra tüm deliller toplanıp taşınmazlar başında keşif yapılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 13.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.