Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10564 E. 2010/14394 K. 23.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10564
KARAR NO : 2010/14394
KARAR TARİHİ : 23.11.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi,…. İlçesi, Merkez Beldesi 18934 parsel sayılı 55400 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 2005 yılında ilk kez yapılan ve 14.04.2005-14.10.2005 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi kısmen orman olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını, bu sınırlar yönünden orman kadastro işlemin iptali ile taşınmazın orman olan bölümünün orman alanı içine alınmasını istemiştir. Mahkemece, yörede arazi kadastrosunun 20.04.1973 tarihinde kesinleştiği, orman kadastrosunun da 2005 yılında yapıldığı ve altı aylık süre ile ilan edilerek 14.10.2005 tarihinde kesinleştiği orman kadastrosunun 3402 Sayılı Yasanın 22/1 maddesi gereğince ikinci kadastro olup hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. Maddesi hükmüne göre altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Davacı … Yönetimi, yörede 2005 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın 10500 m2’lik bölümünün orman niteliğinde olduğu halde orman kadastro sınırları dışında bırakıldığını belirterek yasal süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açmıştır. Mahkemece davanın, kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu düşünerek dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosunun 3402 sayılı yasanın 22/1 maddesi gereğince ikinci kadastro olup hükümsüz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma yetersiz olduğu gibi mahkemenin gerekçesi de doğru değildir.
6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (“her çeşit” kavramı o yerde daha önce arazi kadastrosu yapılan ve yapılmayan tüm taşınmazları kapsamaktadır.) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü ile orman kadastro komisyonlarına her çeşit taşınmazın sınırlandırılması yetkisi verilmiş olması nedeniyle, bu komisyonlarca yapılan orman kadastrosu işlemlerinin ikinci kadastro olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle yöntemince orman araştırması yapılarak dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi gerekir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun
yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve böylesine yapılacak araştırma ve uygulama sonucunda dava konusu yerin orman olduğu anlaşılırsa “orman kadastro sınırının … ve orman bilirkişi rapor ve eki krokide gösterildiği gibi düzeltilip orman sınırı içine alınmasına” orman sayılmayan yer olduğu sonucuna varılırsa da orman kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.