YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16294
KARAR NO : 2011/15019
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu Biçin köyü 122 ada 5 parsel sayılı 9864.73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin kadastro sırasında yaylada olması nedeniyle çekişmeli taşınmazın kendisi adına tespit yapıldığını zannettiğini, oysa adına tespitin yapılmadığını, Hazine ilgilerinin uyarısı üzerine öğrenerek dava açtıklarını, taşınmazın öncesi babasının zilyetliğinde iken kendisine kaldığı gerekçesiyle dava açılmış, tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zilyetliğe dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerode orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dava kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali tescili davası olup, çekişmeli taşınmaz kadastro sırasında … zilyetliğinde olduğu ancak 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından tarla nitaliği ile hazine adına tespiti yapıldığı tutanağı edinme sütununa yazılmıştır. Davacı zilyetliğe dayanmaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın sınırında 122 ada 2 numaralı orman parseli bulunması nedeniyle uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle … biçimde hüküm kurulmuşsada yapılan araştırma ve inceleme ve bilirkişi raporları yetersizdir.
Şöyle ki; her şeyden önce, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı ve ne şekilde kullanıldığı konularında dinlenen üç yerel bilirkişi ile altı tanık arasında bilgi ve düşünce özdeşliği olmadığı gibi anlatımlar soyut içerikli olup birbirleri ilede çelişkilidir. Mahkemece bu çelişkili beyanlar üzerinde durulup giderilmemiştir. Ayrıca tespit tutanak bilirkişileride dinlenilmemiştir. Taşınmaz üzerinde resmi belgelere dayalı olarak orman
incelemesi yapan uzman orman bilirkişi raporunda rapor graşinde 1957 tarihli memleket haraitasından söz ettiği halde inceleme ve sonuç kısmında 1988 tarihli memeleket haritasına göre niteleme ve değerlendirme yapmış ayrıca dairenin iade kararı ile aldırtılan ek raporda da bu eksiklik giderilmemiştir. Dinlenen ziraat bilirkişi raporu dahi soyut anlatımları içermektedir. Bu nedenle soyut içerikli anlatımlara ve bilirkişilerin yetersiz raporlarına dayanılarak karar verilemez.
Bu nedenle, aşağıda belirtilen yöntemle yapılacak keşifte, yerel bilirkişiler ile zilyetlik tanıkları ayrıntılı bir şekilde dinlenilmeli, anlatımları arasındaki soyut içerikli ifadeler ile varsa çelişkiler giderilmeli bu nedenle ayrıca tespit tutanak bilirkişileri dinlenmeli, orman bilirkişi ve ziraat bilikişilerden usulune uygun eski ve … tarihli resmi belgelere dayalı inceleme yaptırılarak bilimsel rapor alınmalıdır.
Mahkemece, 1950 li yıllara ait eski tarihli 1980 – 1990’lı yıllara ait yakın tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile kadastro çalışmalarında esas alınan ve fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli topoğrafik haritalar ilgili yerlerden ayrı ayrı getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi bulunamaz ise bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastropaftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları ve kadastro tespit tutanak bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve
Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişilern yetersiz raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA 19/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.