Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1770 E. 2006/2113 K. 23.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1770
KARAR NO : 2006/2113
KARAR TARİHİ : 23.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Dayanak tapu kaydının taşınmaza uymadığı keşif ve uygulamayla saptandığı gibi taşınmaz yönünü tapu maliki ya da mirasçılarını (bayilerini) okuyan komşu parsel kayıtları da bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde tapu kaydı yanında zilyetliğe de dayanıldığına göre tespit gününe kadar davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı önem arz etmektedir. Kadastroca taşınmaz maliki bilinemediğinden söz edilerek … adına tesit edilmiştir. Mahallinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin mer’a olup olmadığı, davacı ve bayilerinin zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçiminin olaylara dayalı olarak sorulup saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için Yargıtay bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bilgisine başvurulan yerel bilirkişi davaya konu taşınmazın etrafında köy mer’ası olduğunu ancak taşınmazın mer’a dan elde edilme gibi bir durumunun bulunmadığını 1957 yılından bu yana davacı ve bayiinin taşınmazı kullandığını ifade etmiş, taraf tanıkları da beyanları müşahhas bir olaya dayanmamakla beraber bilirkişi beyanını doğrulamışlardır. Komşu 68 ve 31 numaralı parsele uygulanan kayıtlar davaya konu parsel yönünü köy mer’ası okuduğu halde kuzeydeki 35 ve güneydeki 33 numaralı parsele uygulanan tapu kayıtları davaya konu parsel yönünü ilk malikin ismiyle okumuştur. Mahkemece kayıtlar arasındaki bu çelişkinin sebebi araştırılmadığı gibi dinlenen tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmamış ve alınan bilgilerin de ne sebeple inandırıcı olmadığı belirtilmeden hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları huzuruyla keşif icra edilmelidir. Arazi başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kamu orta malı mer’a niteliği taşıyıp taşımadığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, köy mer’asına tecavüz etme gibi bir durumun bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellere uygulanan kayıtlar yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla mahalline uygulanıp bu kayıtların davalı parsel yönünün ne okuduğu belirlenmeli, kayıtların taşınmazı değişik vasıflarla hudut göstermesi halinde bu değişikliğin nedeni üzerinde durulup giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını belirtir komşu parsel kayıtlarının taşınmaz yönünü ne okuduğunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.3.2006 gününde oybirliğiyle kara verildi.

G/K