Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/3289 E. 2009/8607 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3289
KARAR NO : 2009/8607
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, 27.1.1989-16.12.1993, 23.5.1995- 4.10.2000 tarihleri arası esnaf … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının Biçerdöver İşletmeciliği faaliyetinden dolayı 27.1.1989 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği, daha sonra Kurumca davacının faaliyetinin zirai kazanç olduğu gerekçesiyle tescilin başlangıçtan itibaren iptal edildiği, davacının 2.8.2003 tarihli başvurusu üzerine 4.10.2000 tarihinden itibaren yeninden tescil edildiğini bildirerek vergi kayıtlarına göre 27.1.1989-16.12.1993 ve 23.5.1995 – 4.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Yapılan incelemede, davacının 27.1.1989-16.12.1993 ve 23.5.1995-devam şeklinde biçerdöver işletmeciliğinden gerçek usulde zirai kazançtan dolayı vergi mükellefi olduğu, Nakliyeciler oda kaydı ile Esnaf sicil kaydının olmadığı Kurumca vergi mükellefiyetine dayalı olarak 10.2.1989 tarihli başvurusu nazara alınarak 27.1.1989 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya göre kayıt ve tescilinin yapıldığı Kurumca vergi kaydının zirai kazanç sayılarak tescilinin iptal edildiği 4.10.2000 tarihinde yeniden tescil edildiğine dair dosyada belge ve bilgi bulunmadığı davacının 25.10.1999 ve 21.2.2000, 21.3.2000, 21.4.2000 tarihlerinde ödediği toplam 577,05-TL primlerin iadesini istediği,25.10.2000 tarihli yazı ile İl Müdürlüğü Muhasebe servisine bu paranın davacıya ödenmesi için talimat verdiği ancak 9.8.2008 tarihli Eksrede fazla ödeme gözükmediğinden iade edilip edilmediğinin dosyadaki bilgi ve belgelerden belli olmadığı görülmüştür.
1479 sayılı Yasa’nın 24 maddesinde esnaf ve sanatkarlar ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olanların sigortalı olacağı,2926 sayılı Yasa’nın 3/b maddesinde tarımsal faaliyette bulunanlar arasında bitki,orman,hayvan ve su ürünlerinin üretimini,avlanmasını,avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını,taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları saymış,2.maddesinde ise 3/b maddesinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların,bu Kanuna göre sigortalı sayılacağı bildirilmiştir.Davacının biçerdöver işletmetciliği faaliyet 2926 sayılı Yasa’nın 3/b maddesinde sayılan tarımsal faaliyet kapsamında olup davacı bu faaliyeti nedeniyle vergi kaydının bulunduğu,27.1.1989-16.12.1993 ve 23.5.1995-4.10.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık şartlarını taşımaktadır.Tescil edildiği 27.1.1989 tarihinde davalı Kurumca 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edilmesi gerekirken Kurumun hatalı işlemi sonucu 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edilmiştir.Davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının iptal edilmesine ilişkin davalı Kurum işlemi ilke olarak doğru yerinde ise de bu hatalı tescil işlemi davalı Kurum tarafından yapıldığından,Kurumun kendi hatası sonucu davacının sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakılması anayasal bir hak olan sosyal güvenlik ilkelerine uygun düşmeyeceğinden davacı bu dönemde 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kabul edilmelidir.
Öte yandan Biçerdöver işletmeciliği zirai faaliyet olmakla davacının vergi kaydı zirai faaliyette dayanmakta olduğundan davacı uyuşmazlık döneminde 2926 sayılı Yasa’ya tam sigortalılık şartlarını taşımakta olup 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık şartlarını taşımıyor ise de davalı Kurumca hiçbir araştırma yapılmaksızın sigortalı olacak tescil edilip ödenen primler kabul edilip uzunca süre kullanıldıktan sonra davacıyı kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan Kurumun davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı yanlışlığın farkına vararak sigortalılığı iptal etmesi Medeni Kanun’un 2.maddesindeki objektif iyiniyet kurallarına aykırı olacağından 1999 ve 2000 yıllarında yapılan ödemelerin primlerini karşıladığı süre de davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı kabul edilmesi gerekeceğinden mahkemenin bu yöndeki kabulü doğrudur.Ne var ki;mahkemece bu primlerin 27.1.1989 tarihinden itibaren primleri karşıladığı sigortalılık süresi ve bu primlerin 2000 yılında davacıya davalı Kurumca iade edilip edilmediği araştırılmadan talep edilen sürenin tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasıda Mahkemenin kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının tabi olacağı sosyal güvenlik yasası 2926 sayılı Yasa olduğu halde 1479 sayılı Yasa olarak hatalı belirlenmek suretiyle sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.