Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/11725 E. 2022/15153 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11725
KARAR NO : 2022/15153
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Rüşvet alma (sanık … hak.), rüşvet verme (sanık … hak.), görevi kötüye kullanma (diğer sanıklar hak.)
HÜKÜM : Mahkumiyet (sanıklar … ve Hakkı hakkında üzerlerine atılı suçlardan), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (diğer sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, CMK’nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun’un 264. maddesi de gözetilerek suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının anılan kararlara ilişkin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde mercince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, suçtan zarar gören Hazine vekilinin vaki itirazının ise İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/04/2021 tarihli Ek Kararı ile reddedildiği anlaşılmakla dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, sanık … müdafin tayin olunan cezanın miktarına göre yasal koşulları bulunmayan duruşma isteminin, keza İçişleri Bakanlığının rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmediği ve bu suçtan verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hakeza suçtan zarar gören … Belediye Başkanlığı vekilinin, 13/04/2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 06/05/2021 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317 ve 318. maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, CMK’nın 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan … ile rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar gören Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükmün vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa’nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de İçişleri Bakanlığının başvuru tarihinde anılan suç bakımından müdahil sıfatını kazandıkları gözetilerek incelemenin; katılan Hazine vekilinin vekalet ücretine hasren, müdafilerin müvekkilleri olan sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan … vekilinin ise sanık … hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI ve DURUŞMASIZ OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen Hazine lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarına ilişkin olarak; taraflar arasında işin yapılmasından önce veya yapılması sırasında rüşvet anlaşması yapıldığına dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmaması karşısında, kamu görevlisi olan sanık …’ya yüklenen rüşvet alma isnadının sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisi olmayan sanık …’e atılı rüşvet verme isnadının ise TCK’nın 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturabileceği, söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla bu suçun aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 25/03/2014 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.