YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1425
KARAR NO : 2008/900
KARAR TARİHİ : 21.02.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 853 parsel sayılı 49688 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz öncesi devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera vasıflı yerlerden iken 1984 yılında … tarafından sürülüp tarla haline getirildiği belirtilerek davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davalının itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazın davalı … adına tespitine karar verilmiş, davacı Hazine temsilcisi yasal süresi içerisinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera vasfındaki yerlerden olduğu iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kadim mera olmadığı, davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın kadim mera olup olmadığı ile kadim mera değilse davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Çekişmeli taşınmaz, mera vasfı ile sınırlandırılarak tespit edilen 1402 parsel sayılı taşınmaza üç yönden sınır bulunmaktadır. Mahallinde yapılan ilk keşifte aynı köyden bir mahalli bilirkişi dinlenmiştir. Mahallinde yapılan ikinci keşifte komşu köyden tespit gününde 30 yaşında olan 1955 doğumlu mahalli bilirkişi dinlenmiştir. Meralara ilişkin uyuşmazlıklarda dinlenecek mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının komşu köylerden seçilmesi zorunludur. Her iki keşifte alınan ziraatçı bilirkişi raporları da hüküm için yeterli değildir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; komşu köylerden elverdiğince yaşlı ve davada yararı bulunmayan kişiler arasından seçilerek mahalli bilirkişiler tarafların aynı şekilde bildirecekleri taraf tanıkları, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ve sağ olan tespit bilirkişilerinin tamamı ile komisyon inceleme tutanağı tanıklarının hazır olduğu halde ve beyanlarda geçen idari men kararları merciinden celbedildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak bu keşifte mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, hangi tarihten beri ve ne suretle kullanıldığı, tespitte davacı adına yapılan 1396 parselden neden ayrıldığı, kadim mera değilse hangi tarihten beri zilyet edildiği, bitişik 1402 parsel sayılı mera parseli ile arasında ayırıcı sınır olup olmadığı, dosyada mevcut mera norm kararı krokisinde mera olduğu belirtilen taşınmazlar kapsamında kalıp kalmadığı gibi hususlar ayrı ayrı olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, keşfe katılan üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini belirtir rapor alınmak, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri ile komisyon inceleme tutanağı tanıklarından sağ olanlar dinlenerek çelişkiler usulen giderilmeli, keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye olanak verir, bildirilecek sınırları gösterir ve dosyada mevcut mera norm kararı krokisi ile kadastro paftasını çakıştırdıktan sonra çekişmeli taşınmazın konumunu ve idari men kararlarının bu taşınmaza ait olup olmadığını bildirir ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.