YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2309
KARAR NO : 2009/365
KARAR TARİHİ : 03.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından trafik sigortası ile sigortalanan aracın, sürücü belgesiz bir kişi tarafından kullanılması sırasında meydana gelen kazada, kusurlu sürücünün iki çocuğunun hayatını kaybettiğini, hak sahipleri olan sürücü ve eşinin müvekkili aleyhine açtığı dava sonucunda hak sahiplerine 23.10.2002 tarihinde 19.683,00 YTL ödediğini ileri sürerek, anılan meblağın sigortalı davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı aleyhine açılan tazminat davasının müvekkiline ihbar edilmediğini, müvekkilinin aracın işleteni olmadığını ve asli kusurlu sürücünün neden olduğu kazada çocuklarının ölümünden dolayı tazminat isteme hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Beyoğlu 3.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece yetkisizlik kararı verilerek, kararın kesinleşmesi üzerine, dosya istemle Fatih Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kazada dava dışı sürücünün 6/8 oranında kusurlu ve kaza sırasında ehliyetsiz olduğu, bu nedenle davacı … şirketinin ödediği tazminatı sigortalıdan rücu hakkı bulunduğu gerekçesi ile, davacının yaptığı ödemenin dayanağını oluşturan mahkeme ilamında belirlenen tazminatın % 50’sinin hesaplandığı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 9.975,11 YTL’nin 23.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesiyle sigortalı aracın, ehliyetsiz kullanıldığı iddiasına dayalı, zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalıya ait aracın trafik sigortacısı bulunduğunu, bu aracın dava dışı ehliyetsiz sürücü kullanımındayken meydana gelen kazada, sürücünün araçta bulunan çocukları… ve …’ın hayatını kaybettiğini, davacı … ölenlerin hak sahiplerine icra dosyasında 19.689,00 YTL tazminat ödediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Trafik Sigortası Genel Şartları B.4. maddesi uyarınca, hak sahiplerine ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilme hakkına sahiptir.
Mahkemece, bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek, hak sahiplerinin zarar sorumlularına karşı açtığı dava sonucunda hükmedilen tazminatın % 50’sine tekabül eden (% 25 oranında müterafik kusur ve % 25 oranında hatır taşıması indirimi) 2.797,50 YTL tutarında tazminat ve masraflar toplamı sonucunda bulunan 9.975,14 YTL’ye hükmedilmiştir.Her ne kadar, hükümde, % 50 oranında indirim yapılmasının gerekçesi açıkça tartışılmamış, rapora atıf yapılarak hüküm kurulmuş ise de, temyiz edenin sıfatına göre, anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, hükme esas alınan 11.05.2002 tarihli raporda, sigorta şirketinin sigortalısından rücu edebileceği tazminat belirlenirken, sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı dikkate alınmamıştır. Oysa, hak
sahiplerine ödeme yapan sigorta şirketinin ehliyetsiz araç kullanımı nedeni ile sigortalısına rücu hakkı, sürücünün kusur oranı ile sınırlıdır.
Bu nedenle, mahkemece, sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat miktarı belirlenirken, destekten yoksun kalma tazminatından sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden kısım belirlenip yukarıda açıklandığı üzere davalının kazanılmış hakları da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 3.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.