YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18897
KARAR NO : 2009/11288
KARAR TARİHİ : 16.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Ege-Tem Temizlik Hiz. Vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre,davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 21.09.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %49,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın az takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının iş kazası sonucu % 49,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının %25, davalı işveren tarafın %75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00-TL’ sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacının maddi tazminat isteminin reddine, toplam 319,50 TL tedavi gideri alacağının10.9.2003 dava tarihinden işleyecek yasal faizle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine fazla talebin reddine,
2- Takdiren 15.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.09.2002 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 810,00-TL ilam harcından peşin alınan 270,00 TL’nin indirimi ile kalan540,00-TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 277,88-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 445,00-TL yargılama giderinden takdiren 435,00TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 1.800,00TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,”
7-Davacının maddi zararı SGK’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile karşılanmakla maddi tazminat talebi reddedildiğinden yargılama sırasında gelirde meydana gelecek artışın dava açılmasından önce davacı tarafından bilinmesi mümkün olmadığından maddi tazminatın reddi nedeniyle davalılar yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına “rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, taraflarca 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 16.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.