Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/249 E. 2023/473 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/249
KARAR NO : 2023/473
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 27.03.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasten öldürme suçundan 31.05.2013 tarihinde gözaltına alındığını, 03.06.2013 tarihinde serbest bırakıldığını ve hakkında beraat kararı verildiğini, haksız olarak gözaltında kaldığı günler için 100.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 06.04.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü yasal 3 ay ve 1 yıllık süreden sonra açıldığından davanın reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının maddi tazminat zararını ispat edecek delili dosyaya sunmadığını muhtemel zararın davacıya ödenmemesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilecek ise de makul tazminatın verilmesi gerektiğini, kısmen kabul halinde kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.

3. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.05.2018 tarihli ve 2017/153 Esas, 2018/440 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2020/485 Esas, 2020/1501 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Haksız gözaltına alınması nedeni ile ticari itibarının zedelenmesi nedeni ile müşterilerinin azaldığı ve bu nedenle … yerini kapatmak zorunda kaldığından hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna,

2.Tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin ve gözaltına alınma zararlarının maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğine,

3.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/172 Esas – 2016/197 Karar sayılı dava dosyasında kasten öldürme suçundan yargılandığı, 31.05.2013 – 03.06.2013 tarihleri arasında gözaltında, kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.04.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek, 77,30 TL maddi, 400,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anşaılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/172 Esas – 2016/197 Karar sayılı dava dosyasında kasten öldürme suçundan yargılandığı, 31.05.2013 – 03.06.2013 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.04.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
1. Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden;
Davacının dava dilekçesinde ve tazminat yargılanması boyunca … işletmesi adında … yerinin bulunduğunu beyan etmesi karşısında, işyerine ait zararların gözaltına alınması ile illiyet bağı olduğuna ilişkin dosya arasında herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının gözaltına alınma harcamalarının 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemişir.

29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücretinin, yargılama giderleri kapsamında olduğu ve asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak davacı vekilinin vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2020/485 Esas, 2020/1501 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine

gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.