YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7657
KARAR NO : 2023/42
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki İİK’nın 99. maddesi uyarınca alacaklıya istihkak davası açmak için süre veren müdürlük işlemini şikayet nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişiye istihkak davası açmak üzere süre verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, haciz mahallinde borçlu ile üçüncü kişi arasında imzalanan devir belgesi ve borçluya ait başka belgelerin bulunduğu, borçlunun resmi ticaret sicil adresinde haciz yapıldığı, üçüncü kişi ile borçlunun aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, üçüncü kişinin mülkiyet karinesinin ispatına yeterli belge gösteremediği iddiaları ile alacaklı oldukları icra dosyasından 23.02.2021 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında istihkak iddiasında bulunulması üzerine müdürlüğün İİK’nun 99. maddesi gereğince istihkak davası açmak üzere kendilerine süre verdiğini, söz konusu kararın hatalı olduğunu müdürlüğün İİK’nun 97. maddesi kapsamında işlem yapması gerektiğini beyanla müdürlük kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillinin ticari işletmeyi borçludan devir aldığı, bu hususu vergi dairesine bildirdiğini, borçlunun ticaret sicilinde adresinin aktif görünmesinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığı, müvekkili ile borçlunun hiç bir bağı bulunmadığı, devir bedelinin bir kısmının elden, bir kısmının banka kanalıyla, bir kısmının da araç devri suretiyle ödendiği, haciz mahallinde bulunan tabelanın … Bira ve Malt San. A.Ş.’ye ait olduğu, tabelanın alınması için arandığı fakat almak için gelinmediği, müvekkilinin telefon ve elektrik aboneliğini üstüne aldığı, haczedilen malların müvekkiline ait olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme emrinin borçluya haciz mahallinden başka bir adreste tebliğ edildiği, borçlunun ticaret sicilindeki adresi ile haciz yapılan adreslerin numaralarının farklı olduğu, haciz mahallinde borçlunun hazır olmadığı, haciz mahallinde bulunun devir sözleşmesinin borçluya değil davalı 3. kişiye ait bir evrak olduğu, elektrik ve telefon aboneliğinin 3. kişi üzerine olduğu, borçlunun işi bıraktığını vergi dairesine bildirdiği, borçluya ait ticari işletmenin adının yazılı olduğu tabelanın haciz mahallinde bulunmasının kısa zaman önce devredilmiş olması nedeniyle olağan olduğu, bundan başka borçluya ait her hangi bir evrakın bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça borçlu ile 3. kişi arasında bağ bulunduğuna ilişkin bir iddianın ve delinin gösterilmediği, 23.02.2021 tarihli müdürlük kararının yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, gelinen adresin borçluya ait ticaret sicil adresi olduğunu, ticaret sicil adresi ile haciz adresinde sadece iç kapı numaralarının uyuşmadığını, bu hususun belediyelerin numaralandırma işlemi yapmasından kaynaklandığını, ayrıca adreste borçluya ait tabelanın bulunduğunu, açıklanan hususun adresin borçlunun ticaret sicil adresi olduğunun gösterdiğini, haciz adresinde borçluya ait magnetler bulunduğunu, yine borçlunun devir eden olarak yer aldığı yazar kasa devir belgesinin bulunduğunu, borçlunun işyerini üçüncü kişiye muvazalı olarak devrettiğini, haciz mahallinde borçluya ait nitelikli evrakların bulunduğunu, istihkak iddia eden üçüncü kişinin mülkiyet iddiasını ispata yarar hiçbir belge sunmadığını, devir işlemi ile haciz işlemi arasında dört ay geçmesine rağmen borçluya ait tabelanın halen mahalde bulunduğunu, külli devir söz konusu ise TBK’nın 202. maddesi gereğince devir alanında devir edenle birlikte borçtan sorumlu olması gerektiğini, borçlu ile devralanın aynı işkolunda faaliyet gösterdiklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme emrinin borçlunun mernis adresine TK’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, ödeme emrinde borçlunun ticari işletmesi olarak … Market Göztepe Mahallesi … Caddesi No:33-14 Kadıköy İstanbul adresinin gösterildiği, 23.02.2021 tarihinde haciz işleminin … Caddesi No:33/35 Göztepe Kadıköy İstanbul adresinde yapıldığı, haciz sırasında davalının istihkak iddiasında bulunduğunun görüldüğü, haciz esnasında yapılan evrak araştırmasında haciz adresindeki işletmenin borçlu tarafından …’a devredildiğine dair devir sözleşmesine rastlanıldığı, yine haciz mahallinde borçlu şahsın ticari işletme ünvanını ( … Market) taşıyan tabelanın sökülmüş olarak bulunduğu, haciz mahallindeki davalının arkadaşı … davalının burayı borçludan devraldığını beyan ettiği, İcra Müdürlüğünün 01.03.2021 tarihli kararı ile haciz mahallinde borçluya ait hiçbir evrak bulunmadığından alacaklıya istihkak davası açmak üzere süre verildiği, 2004 Sayılı İİK’nun 99. maddesine göre haczin üçüncü kişi elinde yapılması halinde alacaklıya istihkak davası açmak üzere süre verilmesi gerektiği, haciz yapılan adres borçlunun ticaret sicil adresi olup buna ilişkin ticaret sicil gazetesi ilanının aksine başka bir yayın bulunmadığı, haciz adresinin borçlunun ticaret sicil adresi olduğu, haciz mahallinde borçlunun ticari ünvanını içeren tabelanın sökülmüş halde bulunduğu üçüncü kişinin devir olgusuna dayandığı dikkate alındığında artık İİK’nun 99. maddesi gereğince bir karar verilemeyeceği gerekçesi ile davacının istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, İİK’nun 97. maddeye göre istihkak davası açmak üzere üçüncü kişiye süre verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, borçlunun haciz işlemi esnasında haciz mahallinde bulunmadığının dikkate alınmadığı, haciz mahallinde borçluya ait hiçbir evrak bulunmadığının dikkate alınmadığı, dükkandaki malların müvekkile ait olduğunu gösteren kira sözleşmesi, vergi levhası, fatura ve dekontların borcun doğumundan iki ay öncesine ait olduğunun dikkate alınmadığı, ödeme emrinin borçlunun ticaret sicilinden farklı bir adreste yapıldığı, borçlu ile aralarında 26.10.2020 tarihli devir sözleşmesi imzaladıkları, demirbaş ve mallara ilişkin fatura kesildiği, elden ve banka kanalı ile ödemeler yaptığı, borçlunun ticaret sicil adresinin müvekkil üçüncü kişi ile aynı olmasının tek başına taraflar arasında bağlantı olduğunun ispatı için yeterli olmadığı, borçlunun işi bıraktığını vergi dairesine bildirdiği, haciz tarihi itibari ile borçlunun ticari faaliyetinin devam etmediği, alacaklının sürede satış talep etmediği hacizlerin düştüğü şikayetin kabulünde maddi yarar bulunmadığı iddiaları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 2004 sayılı İİK’nın 99 maddesine ilişkin icra müdürlüğünün istihkak davası açmak için alacaklıya süre veren işlemini şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 99 ve 97. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.