Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3491 E. 2022/8960 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3491
KARAR NO : 2022/8960
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.11.2018 tarih ve 2014/704 E. – 2018/1179 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/538 E. – 2021/218 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Kardemir Karabük Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.’ye, davalı Çelsantaş Çelik Mamülleri San. ve Tic. A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu üç ailenin mensuplarının hakim hissedar olarak yer aldığını, hakim hissedar pozisyonundaki kişilerin elindeki şirket hisseleri ile şirketi halka açık şirket olmaktan çıkarıp bir aile şirketi haline dönüştürdüklerini, davalı Kardemir A.Ş.’nin, tümü halka açık bir ortaklık olduğunu, Kardemir … A.Ş.’nin yönetim kurulu üyelerinin üç ailenin mutabakatı ile seçildiğini ve yapılan genel kurullarda mülga 6762 sayılı TTK’nın TTK 334. ve 335. madde yetkileri alınmak suretiyle davalı Kardemir … A.Ş. ile birlikte hareket etme neticesinde davacının daha yüksek birim fiyattan Kardemir … A.Ş.’den kütük demiri alma talepleri olmasına rağmen, kendi hakim pozisyonunda olan şirketlere fiyat listeleri adı altında daha düşük birim fiyatından liste fiyatları düzenleyerek satış yapıldığını, ayrıca ticari teamül ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak Kardemir … A.Ş.’den daha önce siparişe bağlayan davacıya ait siparişin teslimatı bekletilerek, kendi hakim pozisyonda olan şirketlere daha sonra siparişe bağlanmasına rağmen hem öncelikli hem normal kısım adı altında teslimatlar da bulunmak suretiyle halka açık ortaklığın karını erittiğini, her iki davalı şirketin ticaret sicil kayıtları istenildiğinde davalı Kardemir … A.Ş.’nin yönetiminde bulunan kişilerin diğer davalı Çelsantaş … A.Ş.’nin hakim ortakları olduğunun görüleceği, davalı Kardemir … A.Ş. yönetimindeki kişilerin Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet etmek suretiyle örtülü kazanç elde ederek davalı Kardemir … A.Ş.’yi zarara uğrattıklarını, SPK’nın, yönetim kurulu üyelerinin hakim hissedar oldukları firma yetkilileri hakkında örtülü kazanç aktarımı nedeni ile suç duyurusunda bulunması üzerine Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/449 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı Kardemir … A.Ş.’nin üretimlerini inşaat demiri ve kütük demir olarak yaptığını, davalı Kardemir’in üretimini gerçekleştirdiği inşaat demiri ve kütük demiri fiyat listeleri açıklamak suretiyle yaptığını, bu fiyat listeleri düzenlenmek suretiyle yapılan satışların %80’inin davalı Çelsantaş … A.Ş. ve birlikte hareket ettikleri yönetim kurulunun diğer üyelerine ait firmalara yapıldığını, satış yapılan fiyat listelerinin incelendiğinde mevzuat hükümlerine ve özellikle kamuoyuna duyurulan hususlara riayet edilmediğinin davalı Çelsantaş … A.Ş.’nin bu suretle menfaat temin ettiğini, 27.05.2005 tarihli 10. olağan genel kurul toplantısında alınan 12. sayılı genel kurul kararında fiyat ne olursa olsun öncelikle mal teslimatı hakkı içermediğini, öncelik hakkı demek eşit fiyatlarda tercih edilmek demek olduğunu, daha yüksek fiyatın verilmesi halinde dahi geçerli olduğunu iddia etmek veya her halde uygulanması gerektiğini söylemenin hukuk ile bağdaşmayacağını, bu hak üretimin %50’lik kısmı için tanındığını, Kardemir … A.Ş. üretimin %80-90’lık kısmını hakim ortakların şirketlerine aktardığını, Kardemir … A.Ş.’nin genel kurulunda TTK 334 ve 335 yetkilerinin aynı kişilere verilen yetki neticesinde şirkette SPK tarafından yapılan denetimde örtülü kazanç elde edildiğinin tespit edildiğini, SPK denetleme raporu uyarınca davalılar hakkında Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı 2011/5277 soruşturma numarası ile tahkikatın devam ettiğini, her iki davalı şirket yetkililerinin şüpheli sıfatı ile dosyada yer aldığını, davalıların haksız ve hukuksuz eylemleri neticesinde davacının şirketin ticari taahhütlerini vaktinde yerine getiremediğini ve ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların haksız rekabetinin tespit ve men’ine, davacının uğramış olduğu zararın şimdilik 30.000,00 TL’sinin haksız eylemlerinin gerçekleştiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kardemir Karabük Demir Çelik San, ve Tic. A.Ş. vekili, davacının iddia ettiği gibi Kardemir … A.Ş.’nin kendi sektöründe tekel olmuş bir kuruluş olmadığını, Türkiye’nin toplam çelik üretiminin yaklaşık %4’ünü ürettiğini, Kardemir … A.Ş.’nin hisselerinin tamamı borsada işlem gören halka açık bir anaonim şirket olduğu, tüm genel kurullarının ana sözleşme hükümlerine uygun olarak SPK ve Sanayi Ticaret Bakanlığı denetiminde gerçekleştirildiğini ve yasal düzenlemelere uygun olarak genel kurul kararları alındığını, davadaki maddi vakıaların TTK’da düzenlenen haksız rekabet hükümleri çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini, genel kurullarda yönetim kurulu üyelerine mülga TTK’nın 334 ve 335 madde yetkilerinin genel kurulun iradesine uygun olarak verildiğini, davalının yönetim kurulu başkanı ve başkan vekili aleyhine örtülü sermaye aktarımı suçlaması ile açılan dava sonunda beraat ettiklerini, kötü ekonomik durumda kurtulması için yeni yatırım gerekleri kapsamında haddehanesi kurulmasına karar verildiğini, yatırımın fınansmanındaki zorluklar, şirket gayrimenkulleri üzerindeki hacizler nedeniyle Kardemir … A.Ş.’nin ortaklarına ait hisse senetlerinin teminat olarak kullanılmasına, bu şekilde hisse senedini teminat olarak veren ortaklara üretimin %50’lik kısmının öncelikli olarak teslimatının yapılmasına karar verildiğini, bu uygulama için SPK’dan gerekli izin ve görüşlerin alınarak genel kurulda karara bağlandığını, diğer davalı Çelsentaş … A.Ş. de bütün ortaklara açık bu uygulama kapsamında elinde bulunan hisse senetlerini Kardemir A.Ş. nin kullandığı kredinin teminatı olarak bankaya rehin verdiğini ve Kardemir … A.Ş. tarafından açıklanan fiyat listelerine göre siparişlerini verdiğini ve öncelikli mal teslimatı uygulamasından faydalandığını, davacı öncelikli mal teslimi uygulaması nedeni ile siparişlerinin geç teslim edildiği ve zarara uğradığı iddiasıyla açtığı davanın reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacının kendi belirlediği teslimat terminine göre mal almak için sipariş verdiği, siparişin Kardemir … A.Ş.’nin satış ve teslimat politikasına aykırı olması nedeniyle reddedildiğini, davacı tarafından dayanınlan SPK raporuna hukuken itibar edilmeyecek nitelikte olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Davalı Çelsantas Çelik Mamtilleri San ve Tic. A.Ş. vekili, Kardemir… A.Ş.’nin yeni yatırımlar yapılması ve yeni ürünlerin imal edilerek farklı piyasalarda da etkin olunması zarureti doğduğunu, bu kapsamda kredi ihtiyacı ile karşı karşıya kaldığını ve bazı ortakların hisselerini rehin verdiğini, fakat gerekli kredi ihtiyacı sağlanamadığından, davalı şirket tarafından kredi tedarikinin sağlandığını, hisselerini rehin veren ortakların Kardemir … A.Ş.’nin gelişmesi ve piyasada etkin bir rol oynayabilmesi amacıyla yapmış oldukları bu özveri nedeniyle, günlük kütük üretiminin sadece %50’ik kısmında liste fiyatları üzerinden öncelikli teslimat alma hakkı tanındığını, 2011 yılında kredi borçlarının kapanması sonucunda ortaklara öncelikli alım hakkı verilmesine neden olan sebep ortadan kalktığından öncelikli alım hakkı uygulamasına son verildiğini, davacı şirket ve benzeri haddehane ve demir tüccarlarının, Kardemir … A.Ş. ve davalı aleyhine SPK nezdinde inceleme başlatılmasına neden olduğunu, ceza davaları açılması için suç duyurusunda bulunduklarını, Rekabet Kurumu nezdinde rekabete aykırılık dolayısıyla inceleme yapılmasına neden olunduğunu, SPK tarafından yapılan incelemeler sonucunda Kardemir A.Ş.’nin uyguladığı sistemin SPK mevzuatına aykırı olmadığının saptandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalılardan Kardemir Karabük Demir Çelik A.Ş.’nin özelleştirildikten sonra ticari faaliyetine devam edebilmesi için kredi ihtiyacının zorunlu olduğu, şirkete ait taşınmazlar üzerinde hacizler olması nedeniyle bankaların kredi vermek için istediği teminatın taşınmazlar gösterilerek sağlanamadığı, bu nedenle davalı Kardemir … A.Ş.’nin 27.05.2005 tarihinde genel kurul kararı alarak davalı Çelsantaş … A.Ş. ile dava dışı iki ayrı şirkete ait hisseleri üzerine banka teminatı oluşturulması karşılığında bu şirketlere üretimin %50’si üzerinden ”öncelikli teslim hakkı” tanınasına karar verildiği, bu konuda SPK’dan görüş sorulduğu ve SPK’nın olumlu görüşü ve izni ile bu kararın hayata geçirildiği, bu uygulamanın rekabeti ihlal ettiğine dair davacının şikayetleri üzerine Rekabet Kurumu tarafından davacı şikayetinin reddine karar verildiği, yine davacının siparişlerin geç teslim edildiği ve bu nedenle zarara uğradığı iddiasıyla davalı Kardemir … A.Ş. aleyhine açtığı davanın Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/29 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda reddedildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, banka kredisi teminatı amacıyla hisselerini rehneden 3 şirkete SPK onayıyla ürünlerin (banka kredisinin süresi ile sınırlı olarak) %50’si üzerinde erken teslim hakkı tanınması şeklindeki uygulamanın haksız rekabet niteliğinin bulunmadığı ve durumun yargı kararları, SPK kararı ve Rekabet Kurumu kararları ile de sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından ileri sürülen diğer istinaf sebepleri yargılama aşamasında ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda ve yine davacı tarafından aynı iddialar ve hukuki nedenler ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/902 Esas sayılı dosyası ile Çağ Çelik A.Ş. ile bu davanın davalısı Kardemir … A.Ş. aleyhine, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/468 Esas sayılı dosyası ile Yolbulan A.Ş. ile bu davanın davalısı Kardemir … A.Ş. aleyhine açılan davalarda da aynı iddiaların değerlendirildiği, bu dosyalarda yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 2014/468 Esas, 2015/582 Karar sayılı kararın davacının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.06.2017 tarih ve 2015/15770 Esas ve 2017/3356 Karar sayılı kararıyla onandığı ve kesinleştiği ilk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek ilk derece mahkemesince verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı, kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.