Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/18056 E. 2023/844 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18056
KARAR NO : 2023/844
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2014/134 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, kollukça düzenlenen tutanakta, sanığın uyuşturucu maddeyi yere attığının tespit edildiği, sanığın olayın sıcağı sıcağına kollukta alınan ifadesinde uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, ancak mahkemedeki sorgusunda uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sanığın ifadeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğunun anlaşıldığı, sanığın mahkûmiyeti yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinde, kolluğun yaptığı uygulama sırasında sanığın yere madde attığı görüldüğü ve sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanığın karakoldaki kabule yönelik savunmasına karşılık mahkemedeki savunmasında üzerinden bir şey çıkmadığını, diğer arkadaşlarının üzerinden madde çıktığını, ifadesini okumadan imzaladığını, suçu kabul etmediğini belirtmiş olmasına göre, maddenin sanığın üzerinde yakalanmadığı, akşam vakti olup maddenin sanık tarafından fırlatıldığında gidip atıldığı yerde bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği çok küçük bir miktardaki uyuşturucu maddeyi kullandığı kanıtlanamayan, sanık tarafından atıldığının sadece tutanakta yazıldığı savunmanın aksine şüpheden arınmış yeterli yasal ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
04.09.2012 tarihli olay tutanağı içeriğinde, ring görevi ifa eden ekipleri gören sanık …’ın bir maddeyi yere attığının görüldüğünün belirtilmesi karşısında, tutanak tanıkları dinlenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile beraat hüküm kurulması hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi, 12.02.2016 tarihli 2014/134 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.02.2023 tarihinde karar verildi.