Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/1131 E. 2009/4764 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1131
KARAR NO : 2009/4764
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, asıl davada, davalı …’ın işleteni, …’ın sürücüsü, birleştirilen davada, … Sigorta A.Ş’nin ihtiyari mali mesuliyet ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin yakınlarının içinde bulunduğu ve birleştirilen davad,a davalı …Ş tarafından ferdi kaza koltuk sigorta poliçesi ile sigortalanan araca çarpması sonucunda, ….. ve …..’nın hayatını kaybettiğini, yakınlarının destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, ….yönünden davacılar eşi ve çocukları için toplam 71.000,00 YTL ( ilk davada 1.000,00 YTL) destekten yoksun kalma tazminatı ve eşi ve çocukları ile birlikte anne, babası ve kardeşleri için de toplam 60.000,00 YTL manevi tazminatın, ….. yönünden babası ve annesi için toplam 71.000,00 YTL ( ilk davada 1.000,00 YTL) destekten yoksun kalma tazminatı ve babası, annesi, kardeşleri, babaanne ve dedesi için de toplam 28.000,00 YTL manevi tazminatın, ….. davacılar babası ve annesi için toplam 71.000,00 YTL ( ilk davada 1.000,00 YTL) destekten yoksun kalma tazminatı ve babası, annesi ve kardeşi için de toplam 22.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketleri poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, … …..’un babası ……’in destekten yoksun kalmadığı gerekçesi ile isteminin reddine, davalı …Ş tarafından poliçe limitinin tamamı dava sırasında ödendiğinden anılan davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün 5/8 oranında kusurlu olduğu, ….. Sigorta A.Ş’nin toplam poliçe limitinin 87.500,00 YTL olarak dikkate alınması gerektiği gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak,davanın kısmen kabulüne, … … yönünden davacılar eşi ve çocukları için toplam 42.308,40 YTL (1.000,00 YTL’den davalılar … ve … sorumlu olacak şekilde) destekten yoksun kalma tazminatının davalı …Ş’den ve eşi ve çocukları ile birlikte anne, babası ve kardeşleri için de toplam 15.000,00 YTL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan müteselsilen tahsiline, …. ….. yönünden davacı annesi için toplam 27.648,02 YTL (500,00 YTL’den davalılar … ve … sorumlu olacak şekilde) destekten yoksun kalma tazminatının davalı …Ş’den anne, babası, kardeşleri, babaanne ve dedesi için de toplam 18.000,00 YTL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan müteselsilen tahsiline, … Mehmet yönünden davacılar babası annesi ve kardeşi için toplam 57.552,02 YTL (1.000,00 YTL’den davalılar … ve … sorumlu olacak şekilde) destekten yoksun kalma tazminatının davalı …Ş’den ve babası, annesi ve kardeşi için toplam 12.000,00 YTL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatı Borçlar Kanunu’nun 45/II.maddesinde düzenlenmiş olup “Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir.” şeklinde hükme bağlanmıştır.
Yasa metninden de anlaşılacağı gibi, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Kural olarak anne ve babanın çocuğun ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıkları kabul edilir. Bunun aksinin iddia eden tarafın bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Somut olayda, … …’un düzenli geliri olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar, davacı babanın ekonomik durumu değerlendirilerek destek ihtiyacı içinde olmadığı kabul edilmiş ise de, destek ihtiyacı, ölümden önceki ekonomik ve sosyal durumda değişiklik ve bir yoksunluk durumunu ifade etmektedir, bu nedenle, davacının destekten yoksun kalmadığının kanıtlanması için, davacının destek ihtiyacı içinde olmadığının değil, müteveffanın davacıya hiç desteği olmadığının kanıtlanması gerekir. O halde, mahkemece, davalı tarafın buna ilişkin kanıtları değerlendirilerek, müteveffanın babasına destek olmadığının kanıtlanamaması halinde, bilirkişiden ek rapor alınarak somut koşullar itibariyle müteveffanın gelirinden, davacı babasına ayırabileceği pay belirlenerek hesaplanacak tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Davalı …Ş, aracın hem trafik sigortacısı, hem de ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Her iki sigorta poliçesi dikkate alındığında bedensel zararlar için kişi başına teminat limiti trafik sigortası nedeniyle 57.500,00 YTL, ihtiyari mali sorumluluk sigortası nedeniyle 30.000,00 YTL olup, bu limit kazada hayatını kaybeden bir kişi için yakınlarına verilebilecek tazminat tutarının üst limiti olduğundan, mahkemece hüküm kurulurken, infazda tereddüt doğurabilecek şekilde, birden fazla kişinin ölümü nedeni ile açılan davada, bu hususta açıklık getirilmeden toplam limitin 87.500,00 YTL olarak kabulü de doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan, davalı …Ş lehine, reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanacak tek bir vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken her bir davacıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi de isabetli değildir.
4-Davalı …Ş aleyhine açılan davada, yargılama sırasında ödeme yapması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, davalı kendisi hakkında dava açılmasına neden olduğu için, mahkemece dava açılırken tarafların haklılık durumu dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’in 6. maddesi dikkate alınarak davacılar yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
5- Yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi uyarınca, tazminattan müteselsilen sorumlu olan davalılar aleyhine açılan davanın reddi halinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekiline tek bir vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, anılan düzenleme gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1, 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 30.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.