YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2095
KARAR NO : 2023/87
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2014 tarih ve 2014/1769 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142/2-a, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 14. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.05.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 142/2-a ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 14. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.05.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararı sanık tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi’nin 28.11.2019 tarih ve 2019/7012 Esas, 2019/17287 Karar sayılı ilâmıyla;
”Sanık hakkında sefer halindeki yolcu otobüsü içerisinde, müştekinin koltuk sehpası üzerine bıraktığı telefonunu uyumasından faydalanarak çalmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-c maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, aynı Kanunun TCK’nın 142/2-a maddesi ile hüküm kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/1752 Esas, 2020/293 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-c, 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ve hak yoksunluğuna karar verilmiş, bu karar sanık tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarih ve 2020/9403 Esas, 2021/10980 Karar sayılı ilâmıyla
”5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili yasa maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, ayrıca aynı yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki hüküm de dikkate alındığında, 06.05.2015 tarihli hüküm ile sanık lehine olacak şekilde temel cezanın alt sınıra yakın belirlenmesine karşın, bozma sonrası temel cezanın yeniden üst sınıra yakın şekilde takdir edilip, Dairemizin 28.11.2019 tarihli bozma ilamının etkisizleştirmesi suretiyle ceza tayini”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 14. Asliye Ceza Mahkemesi 18.11.2021 tarihli ve 2021/1286 E., 2021/1175 K. sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-c maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca taktiren ve teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Katılanın zararını karşılamak istediği ancak bu hususun göz ardı edildiğine,
2. Suç tarihi itibarıyla sabıkalı olmadığı halde iyi hal indirimi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme uygulanmadığına,
3.Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın suç tarihinde yolcu otobüsünde uyuduğu esnada önündeki sehpaya cep telefonunu bıraktığı, daha sonra telefonunun yerinde olmadığını ve telefonunu aradığında da telefonun kapalı olduğunu fark ettiği, suça konu cep telefonunun IMEI numarasından Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ile yazışma yapıldığında telefonun kaybolduğu tarihten sonraki ilk kullanımın suç tarihinden bir gün sonra sanığa ait 507…. numaralı hattın kullanıldığı, bu hattında sanığa ait olduğu sanığın halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içindeki eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
2. Dosya içerisinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından alınan iletişimi tespit eden 23.01.2014 tarihli cevabi yazısı mevcuttur.
3. Sanık mahkeme aşamasında suçunu ikrar etmiştir.
4. Katılanın zararı karşılanmamıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Zararı Karşılamak İstemesine Yönelik
Sanığın zararı gidereceğini beyan etmesine rağmen makul süre içerisinde zararı gidermediği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın Sabıkalı Olmamasına Rağmen Lehe Hükümlerin Uygulanmamasına Yönelik
1. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi uygulanmaması takdir kılınmakla, suç tarihi itibarıyla sanığın tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunmasa da; kasıtlı suçlardan çok sayıda mahkûmiyeti bulunan sanığın adli sicil kaydı gözetilerek sanık lehine TCK 62. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ancak 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının
3 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 14. Asliye Ceza Mahkemesi 18.11.2021 tarihli ve 2021/1286 Esas, 2021/1175 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz istemi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.