Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4958 E. 2009/5858 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4958
KARAR NO : 2009/5858
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, davalılardan …’un müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla babasından kendisine kalan taşınmazı diğer davalı …’ye sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … kendisinin de diğer davalı …’dan alacaklı olduğunu ve hakkında icra takibi yaptığını ve bir kısım alacağına karşılık şikayetinden vazgeçmesi karşılığında davaya konu edilen taşınmazı aldığını, iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusu edilen taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne, davalılar arasındaki tasarrufun davalı …’un hissesi oranında iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tasarrufa konu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunmasına, 613 sayılı yasanın 28/2. maddesinde aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerekmesine, söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyi niyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesinin önem arzetmemesi yanında yapılan tasarrufun aynı yasanın 29/2 maddesine göre mutat ödeme sayılamayacağına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalılardan …’nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mahkemece borçlu … tarafından diğer davalı 3.kişi …’ye yapılan tasarrufun takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde yapılan tasarrufun tamamının iptaline karar verilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hüküm fıkrasının 1.bendinin sonundaki “iptaline” tümcesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “davacı alacaklının takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline” tümcesinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 291.80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına 1.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.