YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6818
KARAR NO : 2023/442
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/50 E., 2016/102 K. sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/50 E., 2016/102 K. sayılı kararına ilişkin olarak, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli, 2019/6394 – 2020/3390 sayılı kararı ile; “Dosya içerisinde gerekçeli kararın, meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve şikayetçi olduğunu beyan ederek katılma talebinde bulunan ancak katılma talebi karara bağlanmayan müşteki …’a tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanılmaması karşısında, gerekçeli karar katılana tebliğ edilmişse tebliğe ilişkin belgenin, tebliğ yapılmamış olması halinde ise usulüne uygun tebligat yapılıp tebliğ belgesinin, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin ve katılanın temyiz istemlerine ilişkin düzenlenecek ek tebliğnamenin gönderilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere” tevdine karar verildiği, … Asliye Ceza Mahkemesince söz konusu eksiklik 13.10.2020 tarihinde giderilerek dosya gereği için Yargıtay 12.Ceza Dairesine gönderilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.06.2019 havale tarihli ve 2016/271244 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’un Temyiz Sebebi;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Olay tarihinde …-… karayolu üzerinde .’ün sevk ve idaresindeki . plaka sayılı aracıyla … ili istikametine seyir halindeyken … ilçesi . Mahallesi mevkiine geldiğinde yolun sağ tarafına park edilmiş ve emniyet şeridinde duran .’a ait 3. plaka sayılı kamyonu görünce kendi şeridinden kısmen çıkarak kamyonu sollamak istediği, arkasından gelip yine aynı istikamete seyir halinde olan müşteki …’ın sevk ve idaresindeki .plakalı … ile yavaşladığı sırada yine aynı yöne seyir halinde olan şüpheli …’un sevk ve idaresindeki . plaka sayılı aracı ile önünde yavaşlayan . plakalı araca duramayarak arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle 34 VA 1106 plakalı aracın savrulduğu ve hareket halindeki . plaka sayılı çekicinin sol arka lastik kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında …’ın basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır.
2. … Eğitim Araştırma Hastanesine ait genel adli muayene raporuna ve. Devlet Hastanesine ait 15.01.2015 tarihli rapora göre, müşteki …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığının bildirildiği görülmüştür. Ayrıca zincirleme trafik kazasında sanığın sevk ve idaresindeki .plakalı araçta bulunan ve yaralanan mağdurlar ., .., . ve .’ın soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde, yaralanmaları nedeniyle şikayetçi olmadıklarını beyan ettiklerinden sanık hakkında atılı taksirle yaralama suçundan dolayı şikayet yokluğu sebebiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
3. Trafik kaza tespit tutanağında,.plaka sayılı … sürücüsü olan …’un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’da yer alan tali kusurlardan 50/1C “önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izlememek (yakın takip) kuralını ihlal ettiği, 33 HE 356 plakalı … sürücüsü Abdullah Kahraman’ın ise yine aynı kanunda yer alan sürücü tali kusurlarından 61/1C “taşıt yolu üzerinde, geçiş yolları önünde veya üzerinde park etmek kusurlarını işlediklerinin belirtildiği, yargılama aşamasında olay yerinde keşif yapıldığı, keşif sonrası bilirkişinin dosyaya ibraz ettiği 29.02.2016 tarihli raporda özetle, 33 ARY 68 plaka sayılı … sürücüsünün ve 21S0456 plaka sayılı minibüs kullanıcısının da tali kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
4. Kaza yeri krokisi ile olayın tanıkları mağdurlar İ.T., H.D., Ö.G., L.Ç., G.G., K.K., Z.Ç., H.A.’nın anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Müşteki …’ın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ancak Mahkemece hakkında katılma kararı verilmediği tespit edilmiştir.
6. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, soruşturma aşamasında taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği ancak sanığın … 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 13.01.2016 tarihinde talimatla ifadesinin alındığı duruşmada; “…Ben bu konuda daha önce savunmada bulunmuştum o savunmalarımı aynen tekrar ederim ,müşteki ile uzlaştık zaten müştekinin maddi somut zararını da karşıladım müştekinin şikayetten vazgeçmesine bir diyeceğim yoktur lehime kanun maddelerinin uygulanmasını talep ederim…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
7. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
8. … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/50 E., 2016/102 K. sayılı kararına ilişkin olarak, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli, 2019/6394- 2020/3390 sayılı kararı ile; “Dosya içerisinde gerekçeli kararın, meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve şikayetçi olduğunu beyan ederek katılma talebinde bulunan ancak katılma talebi karara bağlanmayan müşteki …’a tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanılmaması karşısında, gerekçeli karar katılana tebliğ edilmişse tebliğe ilişkin belgenin, tebliğ yapılmamış olması halinde ise usulüne uygun tebligat yapılıp tebliğ belgesinin, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin ve katılanın temyiz istemlerine ilişkin düzenlenecek ek tebliğnamenin gönderilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere” tevdine karar verildiği, … Asliye Ceza Mahkemesince söz konusu eksiklik 13.10.2020 tarihinde giderilerek dosya gereği için Yargıtay 12.Ceza Dairesine gönderilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ”taksirle yaralama” suçuna ilişkin olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde gerçekleşecek olan taksirle yaralama suçu için TCK’nın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında temel ceza miktarının ”üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yer alan ”01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ”…kovuşturma evresine geçilmiş…, …hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan ”…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK nın 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7 inci maddesi ile CMK nın 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ‘Basit Yargılama Usulü’ yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi, kesin yasaya aykırılık hali olarak saptanmıştır.
2. Kabule göre; olay tarihinde, hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşen sürücü Ömer Görün’ün sevk ve idaresindeki aracıyla … İli istikametine meskun mahal dışında bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama yolda gündüz vakti seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde yolun sağ tarafına park edilmiş ve emniyet şeridinde duran Abdullah Kahraman’a ait kamyonu görünce kendi şeridinden kısmen çıkarak kamyonu sollamak istediği, arkasından gelip yine aynı istikamete seyir halinde olan müşteki …’ın sevk ve idaresindeki … ile yavaşladığı sırada, yine aynı yöne seyir halinde olan sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile önünde yavaşlayan müştekiye ait araca duramayarak arkadan çarpması sonucu müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; sanığın, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 13.01.2016 tarihinde talimatla ifadesinin alındığı duruşmada; müşteki ile uzlaştıklarını ve zararlarını giderdiğini beyan ettiği anlaşılmakla, mahkemesince müştekinin zararlarının giderilip giderilmediği ve sanık hakkındaki şikayetinin devam edip etmediği hususlarının sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi sebebi ile hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuş olup, sanığın temyiz sebebi yerinde görülmüştür.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi sebebi ile hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuş olup, sanığın temyiz sebebi yerinde görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/50 E., 2016/102 K. sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için “Basit Yargılama Usulü” yönünden, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.