Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2106 E. 2023/438 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2106
KARAR NO : 2023/438
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.04.2014 tarihli iddianamesi ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan, olay tarihinde, saat 10:30 sıralarında, yağmurlu havada, şüpheli …’ya ait üç katlı inşaatın ikinci katında çalışan demir ustası şikayetçi …’ın elindeki iki metre uzunluğundaki demir çubuğun, inşaata 2 metre uzaklıktaki …Elektrik Dağıtım A.Ş (…) a ait AG/OG enerji nakil hattına teması sonucu, …’ın nitelikli şekilde yaralanmasına neden olmak suçundan 12 şüpheli hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b ) bendi uyarınca dava açılmıştır.

2…. 2. Asliye Ceza Mahkemesi 02.03.2016 tarih, 2014/300 Esas ve 2016/149 Karar sayılı kararı ile sanıklar . ., ., ., … …, ., . … …, . haklarında taksirle yaralama suçundan beraatlerine; sanıklar …, … haklarında ise 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddenin birinci fıkrası ile 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 62 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca 400 gün karşılığı adli para cezası ve 50 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasının sanıkların sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak günlüğü takdiren 20,00-TL dan paraya çevrilerek 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; sanık … hakkında ise yine Türk Ceza Kanu’nun aynı hükümleri gereğince 166 gün adli para cezası karşılığı olan 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3…. 2. Asliye Ceza Mahkemesi 02.03.2016 tarih, 2014/300 Esas ve 2016/149 Karar sayılı kararına yönelik; sanıklar …, … ve … müdafiileri ile katılan vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce 05.11.2020 tarih, 2020/1178 Esas, 2020/5722 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin sanıklar hakkında verdiği beraat hükümlerinin ONANMASINA, mahkumiyet hükümlerinin ise “…5271 sayılı CMK’nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ” Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7.maddesi ve CMK’nın 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” gerekçesi ile BOZULMASINA karar verilmiştir.

4.Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 251 ve devamı maddeleri gözetildiğinde Basit Yargılama Usulünün uygulanıp uygulanmayacağının hakimin takdirine bırakıldığı, sanığın üstün yararı gözetilip değerlendirme yapılarak takdiren basit yargılama usulünü uygulamayarak genel hükümlere göre karar verdiği anlaşılmıştır.

5…. 2. Asliye Ceza Mahkemesi 08.06.2021 tarih, 2021/3 Esas ve 2021/ 300 Karar sayılı kararı ile ilk hükümdeki gibi, sanıklar …, … haklarında 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddenin birinci fıkrası ile 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 62 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca 400 gün karşılığı adli para cezası ve 50 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasının sanıkların sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak günlüğü takdiren 20,00-TL dan paraya çevrilerek 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; sanık … hakkında ise yine Türk Ceza Kanu’nun aynı hükümleri gereğince 166 gün adli para cezası karşılığı olan 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.04.2022 tarihli sanıklar hakkındaki hükmün Onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Katılan … vekilinin Temyiz Sebepleri
1-Sayın Mahkemenin kararı usul ve yasaya maddi gerçeğe aykırıdır.

2-Yaralanmanın niteliği karşısında, sanıklar hakkında takdir edilen cezanın az olduğuna

ilişkindir.

B.Sanık … Can müdafiinin Temyiz Sebepleri
1-Sanığın. Elektrik A.Ş bünyesinde mühendis olarak hizmet verdiği, . sorumluluları ile . Belediye Başkanlığı yetkilileri ile müştereken tespit yaparak, kazadan önce 2 metre uzağa elektrik direğinin ötelemesini yaparak emniyet mesafesini sağladıkları, kaza anında eneji hattının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 44. Maddesinde belirtilen en az 2 metrelik mesafede olması sebebi ile kusur atfedilemeyeceğine,

2-… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan rücuen tazminat davasında, bilirkişi heyetinden alınan 18.09.2014 tarihli raporda yaralanan işçi … %30, inşaat sahibi …’nın %70 oranında kusurlu bulunduğu, sanığın . Elektrik A.Ş bünyesinde hizmet verdiği .A.Ş’nin ise olayda kusurunun olmadığının tespit edilmesi karşısında, Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine,

3-Ayrıca olayda ilgili inşaat sahibinin 30.07.2012 ve 04.10.2012 tarihli …EDAŞ … İşletmesine dilekçe verdiği ve bu dilekçe üzerine … İşletme Sorumlusu … tarafından yerinde inceleme yapılmış ve bina temel halindeyken bina temelinden direği 3 metre uzaklaştıracak şekilde İşletme Sorumlusu talimatıyla deplase işi yapılmış ve bu çalışma sonunda elektrik hattı travers payı da düşülünce Bilirkişi raporunda belirtilenlerden anlaşılacağı üzere Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliği’nde belirtilen Yatay Emniyet Mesafesi olan 2 metrenin üzerinde bir mesafenin sağlandığı anlaşılmaktadır. (Bilirkişi Raporunda balkon çıkması ile beraber son durumda yatay mesafenin 1.40 ile 1,70 mt. arasında olduğu belirtilmektedir. Burada balkon çıkıntısının 80 cm olduğu belirtilmekte olup , şayet balkon çıkıntısı olmasa idi kalacak olan mesafe 2,20 mt ile 2,50 mt. arasında olacaktı.) Olay bu kapsamda değerlendirildiğinde; bina temel halindeyken yapılan deplase çalışması ile hattın gerekli emniyet mesafesinin sağlandığı, şayet İnşaatın hattın geçtiği yüzünde bir balkon yapılmamış olması halinde emniyet mesafesinin korunmuş olacağı anlaşılmaktadır. Burada müvekkilin bağlı olduğu şirketin ve …EDAŞ personelinin ilgili inşaat firmasının projesini bilemeyeceği, ne tarafa balkon veya sundurma gibi bina yüzeyinden herhangi bir çıkıntının olacağını özellikle belirtmemesi halinde bunun Elektrik Personelince bilinemeyeceği açıktır. Bu durumda İlgili inşaat firmasının o anda veya binanın ilk katını çıkar çıkmaz mesafenin azaldığını görüp, …EDAŞ … İşletmeyi tekrar yazılı olarak bilgilendirip, bu arada da tekrar çalışma yapılıncaya kadar çalışmayı durdurması gerektiğine,

4-İlk çalışmanın yapılmasından sonra tekrar yapılan balkon çıkıntısı ile emniyet mesafesinin sağlanmadığına dair gelmiş herhangi bir bilgi ve görev, … İşletme Şefliği tarafından sanığın çalıştığı taşeron firmaya verilmediğine; Bu noktada ilgili inşaat firmasının şantiye şefi, Yapı denetimi veya Belediye tarafından çalışmanın durdurulup, tekrardan …EDAŞ’a bilgi verilmesi şeklinde bir yol izlenerek bahse konu … kazasının önüne geçilmiş olacağına,

5- Mimari projenin onaylanması, inşaat ruhsatı verilmesi aşamasında tek yetkili kurum olan … Belediyesi’nin denetim sorumluluğunu yerine getirmesi ve ruhsatı ona göre vermesi gerektiği, elektrik direklerinin bakım ve onarımından sorumlu Özulaş firma çalışanı elektrik mühendisinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, sanığın enerji hattının projelendirilmesi, yapımı ve yapılan işin kabullerinde yer almadığı ve yetkili olan kişi de olmadığına,

6- Sanığın kusurunun bulunmadığına

ilişkindir.

C. Sanık … müdafiinin Temyiz Sebepleri

1-Meydana gelen kazaya, EDAŞ ve Özulaş şirketlerinin asli kusurlu eylemlerinin neden olduğuna,

2-Sanık elektrik direğinin kaldırılması için iki ayrı zamanda Belediye’ye dilekçe ile başvurmuş, üzerine düşen görevi yerine getirmiş olduğundan, kusurunun bulunmadığına,

3-Cezanın fazla olduğuna,

ilişkindir.

D. Sanık …’in Temyiz Sebepleri

1-…EDAŞ personelinin ilgili inşaat firmasının projesini bilemeyeceği, ne tarafa balkon veya sundurma gibi bina yüzeyinden herhangi bir çıkıntının olacağını özellikle belirtmemesi halinde bunun Elektrik Personelince bilinemeyeceği açıktır. Bu durumda İlgili inşaat firmasının o anda veya binanın ilk katını çıkar çıkmaz mesafenin azaldığını görüp, …EDAŞ … İşletmeyi tekrar yazılı olarak bilgilendirip, bu arada da tekrar çalışma yapılıncaya kadar çalışmayı durdurması gerektiğine,

2-… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan rücuen tazminat davasında, bilirkişi heyetinden alınan 18.09.2014 tarihli raporda yaralanan işçi … %30, inşaat sahibi …’nın %70 oranında kusurlu bulunduğu, sanığa kusur verilmediğine,

3-Bozma sonrası ifadesi alınmadığına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay tarihinde sanık … tarafından yaptırılmakta olan şahsi inşaatın teras katında kirişler için demir işlemesi yapan demir işçisi müşteki …’ın elinde bulunan demir çubuğun yakından geçmekte olan AG/OG enerji nakil hattına teması neticesinde elektrik akımına kapılarak yaralandığı, gerçekleşen bu olay da müşteki …’ın her iki diz altından ve sol kol dirsek altından kesilmesi, sağ el başparmağının kesilmesi ile sonuçlandığı, 17.08.2015 tarihli üçlü bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere … veren … ‘nın … yerinde yetkili sorumlu kişi olmasına rağmen mevzuatın gereklerini yerine getirmemesi sebebi ile … kazasında asli kusurlu olduğu, anlaşılmakla,

Yine, 17.08.2015 tarihli üçlü bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, kazanın meydana geldiği yerdeki elektrik iletim hattının yerini mevzuata uygun olarak yaptırmayan …Elektrik Dağıtım A.Ş (Akedaş), dolayısı ile cezaların şahsiliği ilkesinden hareket ile hem işletme sorumlusu hemde şirketin en yetkin görevlisi sıfatıyla deplasman (yer değiştirme) işiyle bizzat ilgilenen ve karar veren kişi olarak sanık …’in asli kusurlu olduğu anlaşılmakla,

Yine, 17.08.2015 tarihli üçlü bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, kazanın meydana geldiği yerdeki elektrik iletim hattının yerinin mevzuata uygun olarak yaptırılmaması konusunda herhangi bir itirazı bulunmaması nedeniyle Evin Gizem Can’ın birinci dereceden tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2….’ın yaralanması ile ilgili olarak .Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Bilirkişi Kurulu’nun 14.02.2013 tarihli raporunda; mağdurun her iki bacak diz altı amputasyon, sol ön kol dirsek altı amputasyon, sağ el birinci parmak amputasyon, sağ başparmak ampute, her iki el ve ayakta yanık izi oluştuğunun anlaşıldığı, elektrik çarpması niteliğinde olduğu tespit edilen yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, organlarından her birinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğuna oybirliği ile karar verilmiştir.

3.Yaralanan … sanıklar hakkında şikayetçi olmuş, davaya katılmış ve tarafların uzlaşamadıkları dosya içeriğinden anlaşılmıştır.

4.Sanık … aşamalardaki savunmasında; olay tarihinde . Elektrik A.Ş’de koordinatör mühendisi olarak çalıştığını, …Elektrik A.Ş ile Öz ulaş arasında sözleşme gereği, elektrik bakım onarım işinin çalıştığı şirkete verildiği, arızalara Kurumun (Akedaş) onayı olmadan müdahale haklarının olduğu, ancak Kuruma gelen dilekçe ve taleplerde Kurum onayı olmadan her hangi bir işlem yapamadıklarını, bahse konu olan olayda hattın güvenlik mesafesini korumayacak şekilde deplase işleminin şirketin bilgisi dahili olmadan, Kurum personeline yaptırılan çalışma olması nedeni ile kusurunun bulunmadığını, beraatine karar verilmesini talep etmiştir.

Sanık … aşamalardaki savunmasında; direğin taşınması talebinde bulunduğunu ve nitekim olaydan birkaç gün önce, .’ın görevli personelin gelip, direğin yerini değiştirdiğini, olay günü çalışma talimatı vermediğini, kusurunun bulunmadığını, beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık … aşamalardaki savunmasında; Akedaş şirketinde … İşletme Başmühendisi olarak görev yaptığını, olayın meydana geldiği tarihte arıza, bakım, onarım işlerinin tamamını Özulaş şirketine anahtar teslim olarak verildiğini, bu nedenle işveren firmanın sorumluluğu ortadan kalkacağından dolayı, sorumluluğunun bulunmadığını, beraatine karar verilmesini talep etmiştir.

5.İnşaat sahibi sanık …’nın 04.10.2012 tarihli, Akedaş şirketinden yüksek gerilim hattının yerinin değiştirilmesi talepli dilekçesi ile 06.10.2012 tarihli Ekip şefi … Sönmez, … güvenliği sorumlusu Ömer Erdaş ve teknisyen … … imzalı “Tutanak” ile direğin yerinin Yönetmeliğe uygun olarak değiştirildiğine ilişkin yazı dosya içinde görülmüştür.

6.Hükme esas alınan, Elektrik Mühendisi, A Sınıfı … Güvenliği Uzmanı ve Hukukçu bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda; …’nın başvurusundan sonra,.’ın . Elektrik firması aracılığı ile elektrik direğini yapı temelinden 3 metre ötelediği, ancak, bina yapımı birinci kata ulaştığında, 80 cm lik balkon çıkması ile 3 metre olan direk mesafesinin 2.20 metreye indiği, T şeklindeki elektrik direği tellerinin T harfinin üst çizgisinin her iki yanından geçtiği ve binaya yakın olan taraftaki tellerin en az 50-80 cm elektrik direğinden uzaklaşacağı hususu da dikkate alındığında, sonuç olarak iletken telin yapıya uzaklığının en fazla 1.40-1.70 metre mesafede olacağının hesaplandığı, bu uzaklığın ise Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 44. maddesine göre, yüksek gerilim hattının 1 ile 36 kw gerilim verilmesi halinde, yapılara olan en az yatay uzaklığının 2 metre olması gerektiği hükmüne aykırı olarak yasal sınırın altında kaldığı, nitekim elektrik çarpması olayından sonra elektrik direğinin üst kısmına ekleme yapılarak, elektrik tellerinin binadan uzaklaştırılması, yapılan deplase işleminin yetersiz olduğunun göstergesi olduğu, elektrik iletim hattı ötelemesini mevzuata uygun yaptırmayan Akedaş işletme sorumlusu …’in Asli Kusurlu olduğu; İşveren …’nın müştekiye İşçi sağlığı ve … güvenliği eğitimi vermemesi, elektrik telinin yakın geçtiği alana yalıtkan perde geçirmeden, müştekinin çalışmasına izin vermesi, denetim ve gözetim görevini yerine getirmemesi nedenleri ile Asli Kusurlu olduğu, Elektrik iletim hattı ötelemesi her ne kadar asıl firma Akedaş … İşletmesi tarafından yapılmakta ise de, mesleki yeterliliği bulunan .firmasının yönetmeliğe uygun yapılmayan bu ötelemeye karşı çıkması gerektiği, en azından karara muhalefetinin bildirmesi gerektiğinden, . firmasının koordinatör mühendisi .’ın itiraz etmeyerek, mevzuata uygun olmayan elektrik iletim hattı ötelemesine itiraz etmemesi nedeni ile Tali Kusurlu kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir.

7…. 3. … Mahkemesinde davacı … tarafından, …,. A.Ş ile Mavikent Belediye Başkanlığı aleyhine açılan Rücuan Tazminat davasının yargılaması sırasında alınan 18.09.2014 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda, Yusu Atıcı’nın işveren olarak % 70 oranında kusurlu, yaralanan …’ın % 30 oranında kusurlu, Akedaş elektrik şirketinin ise …’nın talebi üzerine, Mavikent Belediye yetkilileri ile birlikte müştereken keşif yaptığı ve kazadan önce inşaat sahasından 2 metre öteye elektrik hattını ötelediği, bu nedenle kusurunun bulunmadığı yönünde görüş verilmiştir.

8.Sanıkların güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiş ve sabıka kayıtlarının olmadığı görülmüştür.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar . müdafii ve …’in temyiz istemi yönünden;

Sanık …’in olay tarihinde, .Sirketinde … İşletme Başmühendisi olarak görev yaptığı, elektrik arıza, bakım, onarım işlerinin tamamını Özulaş şirketine anahtar teslim olarak verildiği, sanık … Can’ın . Elektrik A.Ş’de koordinatör mühendisi olarak çalıştığı, arızalara Kurumun (Akedaş) onayı olmadan müdahale haklarının olduğu, ancak Kuruma gelen dilekçe ve taleplerde Kurum onayı olmadan her hangi bir işlem yapamadıkları;

23.10.2012 tarihinde, saat 10:30 sıralarında, yağmurlu havada, sanık …’ya ait … ilçesi Mavikent beldesindeki yapı ruhsatı alınan ( zemin+ 2 kat) inşaatın ikinci katındaki çıkma balkonun taban beton demirlerini döşeyen demir ustası katılan …’ın, elindeki 1.5-2 metre uzunluğundaki demir çubuğu, balkon kirişinin içine döşediği sırada, demir çubuğun inşaata 2 metre uzaklıkta bulunan …Elektrik Dağıtım A.Ş.ne (…) ait yüksek gerilim hattına değmesi sonucu elektrik çarptığı, katılanın hayati tehlike geçirecek, her iki bacağının diz altından ampute, bir kolu ile bir parmağının da ampute olacak şekilde yaralandığı olayda; inşaat sahibi sanık …’un 30.07.2012 ve 04.10.2012 tarihlerinde iki kez … … İşletme Müdürlüğüne dilekçe ile elektrik direğinin yerinin değiştirilmesi için başvurduğu ve 06.10.2012 tarihinde direğin yerini değiştirmek üzere, haklarında beraat kararı verilen elektrik teknisyeni sanıklar ., … … ve .’ın görevlendirildikleri, Belediye Fen Memuru sanık .’nin gösterdiği yere, inşaatın temeline göre 3 metre ilerisine (70-80 cm öteye) direğin ve hattın deplasesinin yapıldığı buna ilişkin tutanağın tutulduğu, direğin yeri değiştirildikten sonra ikinci kattaki 80 cm lik çıkma balkonun sonradan yapıldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının raporu ve bilirkişi raporlarında, özetle, yapı ruhsatına göre, bina zemin ve iki kattan oluşacaktır. Binanın balkonlarının dış balkon şeklinde yapılacak olması ve elektrik direğinin T şeklinde olması nedeniyle, balkonun temele göre 1,20 cm uzunluğunun olması, elektrik tellerinin beton direğinin en üst kısmının sağ ve solunda yer alması ve direğe göre tahmini 80 cm uzaklıkta bulunmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde, sonuç olarak iletken telin yapıya uzaklığının en fazla 1.40-1.70 metre mesafede olacağının hesaplandığı, bu uzaklığın ise Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 44. maddesine göre, yüksek gerilim hattının 1 ile 36 kw gerilim verilmesi halinde, yapılara olan en az yatay uzaklığının 2 metre olması gerektiği hükmüne aykırı olarak yasal sınırın altında kaldığı, yapılan deplase işleminin yetersiz olduğu, nitekim yaralanma olayından sonra elektrik direğinin üst kısmına ekleme yapılarak, elektrik tellerinin inşaattan uzaklaştırıldığı görülmüştür. Sanıkların deplase işlemi yapılırken, bizzat inşaatın olduğu yere gitmeleri ve deplase işlemini binanın temelinden itibaren değil, binanın uç kısmı ile binanın yüksekliği ve elektrik direğinin ve tellerinin binaya uzaklığının ölçülerek yapılması gerektiği, elektrik direğinin nakledileceği yerin Mavikent Belediyesinde Fen işlerinde düz işçi olarak çalışan Erhan Gazi Kökçü tarafından gösterildiği, bu işçinin elektrik konusunda ehil olmadığı, yapılan deplase işleminde sanık …’in koordinatör mühendisi olarak imzasının bulunduğu görülmüştür.

Her iki sanık müdafiinin, balkon çıkıntısının sonradan yapılması ve inşaat sahibi … tarafından deplase işlemi yapıldıktan sonra, Akedaş’a tehlike nedeni ile direğin yerinin değiştirilmesi hususunda bir başvuru yapılmaması nedeni ile sanıkların kusursuz oldukları yönündeki temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda Mahkemenin ceza tayin ve takdirinde bir isabetsizlik olmadığı görülmüştür.

B. Sanık … müdafiinin temyiz istemi yönünden;

İnşaatın sahibi olan sanık …’nın, şantiye şefi bulundurmadan inşaatı yaptırdığı, inşaatın işleyişinden ve … güvenliğinden asıl sorumluluğu olan kişi olduğu, hiçbir güvenlik önlemi almadan, piyasadan temin ettiği işçi …’ın yağmurlu havada ve … güvenliği ile ilgili koruyucu malzemeleri vermeden çalışmasına izin veridiği, nitekim ilk olaydan 8 gün sonra olay yeri incelemesinde bulunan jandarma çavuşu Uğur Kırdök’ün de elindeki metreyi açtığı anda elektrik akımına kapılarak yaralandığı anlaşılmakla; Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.06.2021 tarihli ve 2021/3 E. 2021/300 K. sayılı kararında sanıklar müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin ve sanık …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.