Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24263 E. 2023/190 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24263
KARAR NO : 2023/190
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/96028 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2018/25 Esas, 2018/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendi, 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2018/1650 Esas, 2018/1907 Karar sayılı kararı ile; “sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun, dosya kapsamı ve mahkemenin kabulü ile de sabit olduğu üzere; sanığın silahla geceleyin yağma suçunu işlediği olayda TCK’nın 149/a-h maddelerinde düzenlenen iki nitelikli halin gerçekleşmesi sebebiyle bu maddeler uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerekirken, temel cezanın alt sınırdan belirlenmiş olması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi ve hüküm kurulmasını gerektirir nitelikte bir neden olarak görülmemiştir.” eleştirisi ile esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
Mağdura karşı cebir kullanıldığını gösterir şüpheden uzak delil bulunmadığından, yağma suçunun değil hırsızlık suçunun oluşacağına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın, 19.12.2017 günü saat 21.40 sıralarında sokakta yürümekte olan mağdur … ve amcasının oğlu tanık O.K.’nın yanına gittiği, kaybolduğunu, üzerinde telefonunun bulunmadığını, annesini aramak için telefonlarını kullanmak istediğini söylediği, mağdur …’ın, sanığın söylediği numarayı aradığı telefonu kendi elinde tutarak karşıdaki kişi ile konuşması için kulaklığı sanığa verdiği, sanığın kulaklıktan ses gelmediğini söyleyerek mağdurdan telefonu kendisine vermesini istediği ve sol eliyle Note 5 marka cep telefonunun üst kısmından tuttuğu, mağdurun telefonu vermemesi üzerine sanığın sağ eliyle … kısmından bıçak çıkartarak mağdura doğrulttuğu, sol eliyle telefonu mağdurun elinden çekip aldığı, mağdurun telefonunu geri almak için hamle yapması üzerine sanığın bıçağı sallayarak “yaklaşırsanız bıçağı saplarım” diyerek olay yerinden uzaklaştığı, eşgal bilgileri üzerine benzer eşgaldeki dört kişinin fotoğrafı arasından teşhis edilen sanığın yakalandığı, sanığın telefonu çaldığını ve 300,00 TL karşılığında sattığını kabul ettiği ancak bıçak çekmediğini savunduğu, kovuşturma aşamasında zararı karşıladığı, mağdurun aşamalarda tutarlı beyanları ve tanık O.K.’nın da bunu doğrular beyanları doğrultusunda sanığın bıçak kullanmak suretiyle gece vakti yağma suçunu işlediği anlaşılmıştır.

2. Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanığın atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.

4. Tanık O.K.’nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. Fotoğraf teşhis tutanağı, canlı teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkumiyetin, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6763 sayılı Kanun) 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı kanunun 253 ncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmekle, bozma sebebi yapılmamıştır.

2. Mağdurun ve tanık O.K.’nın aşamalarda tutarlı beyanlarında sanığın bıçak göstererek telefonu aldığı, mağdurun telefonu geri almak için hamle yapması üzerine sanığın bıçağı tekrar göstererek tehdit ettiğini ifade ettikleri, mağdurun ve tanık O.K.’nın, sanığı önceden tanımadığı, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı, sanığa suç isnadında bulunmaları için dosyaya yansıyan bir sebebin de mevcut olmadığı, olaya ilişkin anlatımlarının baştan beri aynı mahiyette olup aşamalarda değişiklik göstermediği, sanığın telefonu aldığı yolundaki ikrarı ile mağdurun beyanlarını doğruladığı dikkate alındığında sanığın nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin, mağdura karşı cebir kullanıldığını gösterir şüpheden uzak delil bulunmadığından, yağma suçunun değil hırsızlık suçunun oluşacağına ilişkin temyiz sebebi bakımından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.10.2018
tarihli ve 2018/1650 Esas, 2018/1907 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün 1 numaralı paragrafında açıklanan eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.