YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7054
KARAR NO : 2023/907
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2014/168 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 25.06.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/14958 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26775 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26775 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Suç tarihinden sonra ve hükümden önce 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68 inci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin dokuzuncu fıkrasında “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.” şeklinde, keza 6545 sayılı Kanun’un 65 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde düzenlemeler gereğince, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Şüphelinin 01.08.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2013 tarihli iddianamesi ile Düzce 4. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Dosyanın devredildiği Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2014/168 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 25.06.2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
3. Denetim süresi içerisinde 21/06/2016 tarihinde işlediği “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlarından Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli kararı ile cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2017 tarihli ve 2014/168 Esas, 2015/177 Karar sayılı ek kararı ile erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın ek karara itiraz ettiği, itirazı inceleyen mercii Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli ve 2018/251 değişik iş sayılı kararı ile; itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
4. Asıl kararın kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 01.11.2017 tarihli ve 2014/168 esas, 2015/177 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli ve 2018/251 değişik iş sayılı kararının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2014/168 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.