Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5417 E. 2009/7272 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5417
KARAR NO : 2009/7272
KARAR TARİHİ : 09.11.2009


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ : Denizli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1- … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., 2- …

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlu şirketin %90 sermaye ortağı davalı …’nin şirket sermayesi ile kendi adına taşınmaz satın almasından dolayı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davalı şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu edilen 109 ve 110 nolu işyerleri için davadan vazgeçilmesi nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, 24 nolu bağımsız bölüm için açılan davanın kabulü ile davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tapuya tesciline, 14 nolu bağımsız bölüm için açılan davanın ise taşınmazın dava açılmadan önce dava dışı kişilere satılmış olmasından dolayı reddine karar verilmiş davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava 6183 sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davalar yasanın 25. maddesi hükmüne göre borçlu ve onunla hukuki işlemde bulunan 3. kişiler aleyhine açılır. Borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3. kişi iptale tabi tasarrufa konu malı 4. kişiye devretmişse, davacı, 4.kişinin kötüniyetli olduğu iddiası ile davasını ona karşı da yöneltebileceği gibi 6183 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince davalı 3. kişinin dava konusu mal, hak ve değerleri elinden çıkardığı tarihteki bedel ile sorumlu tutulmasını da isteyebilir.

../…

– 2 –
2009/5417
2009/7272
Somut olayda dava konusu 14 numaralı bağımsız bölümün davalı … tarafından dava dışı …,…’e satıldığı anlaşılmaktadır. Davacı Hazine vekili 03/10/2007 havale tarihli dilekçesi ile bu taşınmaz açısından davasını bedele dönüştürmek isteğini bildirmiştir. Mahkemece bu istem dava açılmadan önce taşınmazın dava dışı …,…’e satış yapılmış olduğu gerekçesiyle yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Ancak 6183 sayılı Kanunun 31. maddesine göre 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini vermeye mecbur olduklarından, 14 numaralı bağımsız bölüm açısından davacı vekilinin ıslah talebinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru değildir.
2-Kabule göre de tasarrufun iptali davalarından maksat, tasarrufun butlanına hükmettirmektir. İptal davası sabit olduğu takdirde, alacaklı davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi elde eder. Davanın konusu taşınmaz mal ise davalı üçüncü kişi üzerindeki tapu kaydının düzeltilmesine yer olmadan, başka bir anlatımla tapunun iptali ve tesciline gerek kalmadan o taşınmazın satışını isteyebilir. Bundan dolayı somut olayda, dava konusu 24 nolu bağımsız bölümün, borçlu şirket tarafından hakim ortak adına tescil ettirilerek satın alınmasından ibaret tasarrufun davacının tasarruf tarihine kadar olan alacağının miktarını geçmemek üzere iptaline karar velimesi gerekirken bu taşınmazın yeniden borçlu şirket adına tapuya tesciline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA 09/11/2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.