Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/25910 E. 2023/538 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25910
KARAR NO : 2023/538
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.02.2011 tarihli ve 2011/52 Esas, 2011/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarından, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 ay 15 gün ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.02.2011 tarihli ve 2011/52 Esas, 2011/18 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 06.02.2013 tarihli ve 2013/0142 Esas, 2013/0219 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması
gerektiği nedenleriyle mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.

3. (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 06.02.2013 tarihli ve 2013/0142 Esas, 2013/0219 Karar sayılı bozma ilamı ile (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 25.12.2013 tarihli, 2013/393 Esas, 2013/855 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat olunan üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarından ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetmiş ve bu karar itirazın reddine karar verilmesi suretiyle 28.02.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği ve bu suçtan verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştiği cihetle Gölcük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarda bulunması üzerine Bigadiç Asiye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/196 Esas, 2018/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarından, 1632 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 ay 15 gün ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanığın kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının kararda geçmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 22.01.2010 tarihinde birliğin yemekhanesinde izin konusunda tartıştığı ve küfürlü konuştuğu J.Er … ile aralarında meydana gelen kavga üzerine, sesleri duyup gazinoya gelen mağdur J.Astsb.Çvş. …’ın sanık ile Onur’u ayırdığı, daha sonra sanığın
karakolun dışına çıktığı, burada neden kavga ettiğini soran mağdura karışmayın lan, ananı
avradını s..ceğim diyerek mağdurun

yüzüne ve alnına gelecek şekilde yumruk attığı, bu suretle sanığın üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarını işlediği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. Olaya şahit olan ve usulüne uygun olarak beyanları alınan tanık ve mağdur ifadeleri de oluşu destekler mahiyettedir.
IV.GEREKÇE
Her ne kadar sanığın kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına Bigadiç Asiye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/196 Esas, 2018/229 Karar sayılı kararında, yer verilmemiş ise de; bu durum infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma sebebi yapılmayarak hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bigadiç Asiye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/196 Esas, 2018/229 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı tarafınadan öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.