YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/226
KARAR NO : 2009/2383
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :İzmir Asliye 4.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalıya ait olup yolda açık bırakılmış telefon kapağına çarparak hasarlandığını ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, 7.203,00.TL. Asıl alacak üzerinden davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, olayın haksız fiilden kaynaklanmış olması ve Borçlar Kanununun 60.maddesi uyarınca olay tarihinden dava tarihine kadar bir yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko poliçesine dayalı rücuen tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, “Bu kanunun amacı, karayollarında … ve mal güvenliği yönünden, trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 109.maddesinde, “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine
../…
ilişkin talepler zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar” yönündedir.
Dosyada bulunan Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı ve keşifte görevlendirilen bilirkişi raporuna göre, kaza yerinin karayolu ile bağlantısı bulunan sokak içersinde olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacı, 14.11.2003 olay tarihinden sonra davalı aleyhine 24.10.2005 tarihinde icra takibi başlatmış, davalı-borçlu vekili tarafından icra takibine vaki itiraz üzerine, itiraz dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmemiş olup, davacı vekili tarafından İcra İflas Kanununun 67.maddesinde belirtilen süre içerisinde itirazın iptali davası açılmıştır.
Bu durumda, davacı, KTK’nun 109.maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresinde davasını açmıştır. O halde, mahkemece, bu yön gözetilerek işin esasına girip varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.