YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/482
KARAR NO : 2009/357
KARAR TARİHİ : 26.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, yanlar arasındaki sözleşme gereğince davalının müvekkiline ait evin mutfak, vestiyer, banliyo hilton, WC hilton, soyunma dolabı, genç odası, TV dolabı ve standını yapmayı üstlendiği halde işi tamamlamadığını ileri sürerek; yapılan iş bedeli olan 3.000,00 YTL’nin mahsubu ile fazladan ödenen 6.068,75 YTL, 2.400,00 YTL kira geliri 870,00 TL yakıt gideri alacaklarının toplam 9.338,75 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; 2.000,00 TL tutarlı ve 05.11.2006 vade tarihli bonodan ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş; mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı tarafından yapılan 17.06.2006 tarihli yazılı teklifi, davacı tarafından kabul edilmiştir. Davalının sözü edilen teklifi yani icabı, davacı tarafından kabul edilmiş olduğuna göre, yazılı teklifteki koşularla yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunun kabulü gerekir (BK’nın md.1,3). Yanlar arasındaki sözü edilen sözleşme uyarınca, sözleşmede gösterilen mobilya işlerini, 13.540,00 TL götürü bedelle yaparak davacıya teslimini, davalı yüklenmiştir. Sözleşmenin taraflarından davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere niteliğince bir eser sözleşmesi olan taraflar arasındaki sözleşmede, iş bedelinin “götürü” olduğu açıklanmıştır. Borçlar Kanunu’nun 365. maddesi gereğince, iş bedeli yanlarca götürü olarak kararlaştırılmış ise, yüklenici, eseri kararlaştırılan bedelle yapmak zorundadır. İş-eser önceden tahmin edilenden daha çok çalışmayı ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, bedelin arttırılmasını isteyemez. Aynı Kanunu’nun 364. maddesi hükmü uyarınca da, sözleşmenin taraflarınca iş bedelinin ödenmesine yönelik başka bir düzenleme kararlaştırılmamış ise, işin bedeli, teslimi zamanında istenebilir olur. Somut olayda ise, iş bedelinin 3.940,00 TL’sinin peşin, kalan miktarın ise her bir taksiti 1.600,00 TL olmak üzere altı taksit halinde çek veya senet suretiyle davacı tarafından davalıya ödeneceği sözleşmede kararlaştırılmıştır. Mahkemece de, kabul edildiği üzere; BK’nın 81. maddesi gereğince, karşılıklı borçları içeren bir sözleşmenin yerine getirilmesini isteyen tarafın sözleşmenin kurallarına veya niteliğine göre bir süreden yararlanma hakkı olmadıkça, kendi borcunu ödemiş veya ödemeyi önermiş olması gerekir ise de; davacı iş sahibinin davalıya 9.000,00 TL ödemede bulunduğu halde davalının daha az tutarda iş yaptığı 07.12.2006 günlü delil tespiti incelenmesinde sunulan raporda açıklandığı gibi, yüklenici tarafından da davacı borçlu temerrüdüne düşürülmemiştir. Bu hukuksal nedenlerle mahkemece davacı iş sahibinin öncelikli edimini yerine getirmemiş olduğunun kabulünde isabet bulunmamaktadır.
Davada, sözleşme konusu işlerin kısmen yapılmış olduğu davacı tarafından kabul edilerek 3.000,00 TL tutarında yapılan iş bedeli mahsup yapılmış ve fazladan ödendiği bildirilen bedelin iadesi dava edilmiş olduğuna göre yanlar arasındaki sözleşmenin geriye etkili olarak feshini de istemiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Sözleşmenin feshi halindede, BK’nın 108. maddesi gereğince, sözleşmeyi fesheden taraf, kendine düşen borcu ödemekten kaçınabilir ve yapmış olduğu ödemeyi de geri isteyebilir. Bu yasal nedenle, davacı iş sahibi fazla ödediği iş bedelini davalıdan tahsilini ve iş bedelinden mahsuben keşide edip yükleniciye verdiği bononun bedelsiz kalması durumunda bonodan ötürü de borçlu olmadığının tespitini dava edebilir.
Yukarıda özetle açıklanan hukuksal sebeplerle mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi aracılığı ile yerinde keşif yapılarak yüklenicinin işten el çektiği tarihte yapılan işin varsa nefaset farkları da düşülerek, tüm işe oranının saptanması, bu oranın götürü bedele uygulanması, çıkan miktardan iş sahibinin ödediği miktar da düşülerek yüklenicinin hakettiği iş bedeli ile iş sahibinin fazladan ödediği iş bedeli tutarının ve ayrıca uyuşmazlık konusu bonodan ötürü davacının borçlu olup olmadığının tespitine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.