Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4781 E. 2022/9470 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4781
KARAR NO : 2022/9470
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15.03.2018 tarih ve 2017/430 E. – 2018/88 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.04.2021 tarih ve 2018/2193 E. – 2021/819 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “THE BRITISH INTERNATIONAL SCHOOL” esas ibareli markaların sahibi olduğunu, markanın aynı zamanda OHIM nezdinde 01405054 sayıl ve 13.10.2015 tarihinde Topluluk Markası siciline de kayıtlı olduğunu, davacının davalı ile aynı alanda eğitim verdiğini, davalı adına tescilli “T.B.S. TARABYA BRITISH SCHOOLS” markasının içeriğinde yer alan “BRITISH” ibaresinin TTK ve 556 sayılı KHK’ya aykırı olduğunu, davalının davacının devamı olduğu kanaatini uyandıracak yönde beyan ve ifadelerle velileri yanıltma çabalarına giriştiğini, TTK’nın 54/4. maddesi uyarınca British School özellikle de BRITISH ibaresini kullanarak iltibasa yol açtığını ileri sürerek, davacının markasına yapılan tecavüzün tespiti ile men’ine, markanın davalı tarafından önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescilli markasının “PDİ-ER BİS BRITISH INTERNATIONAL SCHOOL” olduğunu, markanın ayırt edici unsurunun “PDİ-ER BİS” olduğunu davalının markasının ise ayırt edici unsurunun “T.B.S. TARABYA” olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının tescilli markası mevcut olduğu ve faaliyetlerinde tescilli markasını kullanıldığı, farklı bir kullanım içerisinde olduğu yönünde bir iddia ya da delil de bulunmadığı, 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca marka hükümsüz kılınmadığı sürece marka hakkı sahibine tescilli işaret üzerinde üçüncü kişilere karşı koruma sağlayacağı, davacı, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü konusunda davası açtığını bildirdiği, markanın hükümsüzlüğü ile ilgili açılmış davada verilmiş bir hüküm bulunmadığı, markanın hükümsüz kılandığı tarihe kadar olan kullanımın marka hakkına tevavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı adına “T.B.S TARABYA BRITISH SHOOLS+Şekil” markasının tescilli olduğu ve davalının faaliyetlerinde tescilli markasını kullandığı, tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmedikçe kullanım marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacının açtığı marka hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılması sonuca etkili olmadığı, davacının süresinde başvurusu üzerine görevli mahkemede davaya devam edilerek, davanın reddedilmesi üzerine, davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderlerinin, haksız çıkan davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği, görevli mahkemede yapılan yargılama, görevsiz mahkemede yapılan yargılamanın devamı niteliğinde bulunduğundan ve henüz yargılamayı sona erdirmeyen usuli kararlardan olan, görevsizlik kararı üzerine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilemeyeceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.