YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2589
KARAR NO : 2022/12140
KARAR TARİHİ : 12.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …. Şti vekili ve davalı ….. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 22/12/2015 gün, 2014&6266 E- 2015/14742 K sayılı ilamında “….öncelikle davacının eldeki davayı takip edebilmesi için iflas idaresinden İİK’nın 245 maddesi gereğince yetki alması, yetki aldığı takdirde eldeki davayı takip edebileceği yetki alamadığı takdirde davanın iflas idaresi temsilcisi huzuruyla görülmesi ve verilecek kararın İflas idaresi lehine veya aleyhine kurulması gerektiği,
Kabule göre de; davalı … Turizm Gıda Ltd. Şti. vekili savunmasında, dava konusu temlik işleminin borçlu şirketle olan uzun yıllara dayalı ticari ilişki nedeniyle avans olarak ödenen ancak teslim edilmeyen mallara yönelik alacağa ilişkin yapıldığını beyan ettiğinden ve delil olarak gerek davacı gerekse davalı şirket ticari defterlere dayandığından mahkemece borçlu ve davalı 3.kişi şirketin ticari defterleri üzerinden uzman mali müşavir bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre (taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıç ve bitiş tarihleri, temlik tarihi itibarıyla alacak borç durumu, temlik işleminden sonra ticari ilişkinin devam edip etmediği, davalı 3.kişinin borçludan alacaklı olması halinde para borcunun temlik konusu alacakla ödenmesinin mutad ödeme olduğu da göz önüne alınarak) karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun olarak yapılan yargılama neticesinde; davacının İİK’nın 245. maddesi çerçevesinde davayı takip edebileceği kabul edilerek, alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı …. Şti. vekili ve davalı …. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; mahkemece davalıların ticari defterleri üzerinde yaptırdığı bilirkişi incelemesine göre; 16/01/2012 temlik tarihi itibariyle her iki defter kayıtlarında farklılık olduğu, davalı …. Gıda Ltd. Şti.’nin davalı borçlu şirkete ait defter kayıtlarında 100.392,54 TL alacaklı, kendi defter kayıtlarında ise 93.432,54 TL borçlu gözüktüğü, kayıtların birbiriyle uyumlu olmadığı, kendi defter kayıtlarına göre temlik tarihi itibariyle borçlu gözüken davalı …. Gıda Ltd. Şti.’nin alacaklı duruma düşerek alacağı temlik almasının olağan olmadığı, temlik işleminden sonra davalılar arasındaki ticari ilişkinin devam etmediği, her iki davalı şirketin de gıda sektöründe faaliyet göstermeleri ve aralarındaki ticari ilişkinin 2012 yılı öncelerine dayanıyor olması nedeniyle davalı …. Gıda Ltd. Şti.’nin diğer davalı şirketin durumunu bilebilecek durumda olduğu, tüm bu hususlar çerçevesinde İİK’nın 279/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, davalı tarafça borçlunun durumunu bilmediği yönünde ispata yarar delil sunulmadığı anlaşıldığından, haklı görülen davanın kabulüne; davalı borçlu şirket ile diğer davalı şirket arasındaki alacağın temlikine ilişkin 16/01/2012 tarihli temlik sözleşmesinin davacı açısından harca esas değer olan 36.584,60 TL yönünden iptali ile; davacıya İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün 2012/416 sayılı icra takip dosyasında alacak ve fer’ilerine yetecek kısmı için haciz ve tahsil isteme yetkisi verilmesine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun görülmemiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporunda da; … Gıda Mad. Ltd. Şti.’ne ait 2012 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ancak kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, delil niteliğinin bulunmadığı, davacı ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılı öncesinden geldiği, 24/04/2012 iflas ile ilişkilerin son bulduğu, temlik tarihi itibari ile davalı 3. kişinin davalı borçludan 93.432,54 TL alacağı olduğu, temlik işleminden sonra da finansal yönden banka ve kasa işlemleri olarak devam ettiği ancak mal-alım satım işlemi olmadığı, davalı 3. kişinin 63.187,85 TL alacaklı göründüğü davacının ise 153.886,00 TL alacaklı göründüğü, davalı 3. Kişinin defterlerinin usule uygun tutulduğu belirtilmiştir.
Mahkeme ise gerekçeli kararda davalı borçlunun ve davalı 3. kişinin birbirinden alacaklı olduğunu, davalı …. Gıda Ltd. Şti.’nin davalı borçlu şirkete ait defter kayıtlarında 100.392,54 TL alacaklı, kendi defter kayıtlarında ise 93.432,54 TL borçlu gözüktüğü, beyan etmiştir. Rapor kendi içerisinde çelişkili olup, davalı 3. kişinin temlik tarihi itibari ile davalı borçludan ne kadar alacaklı olduğu, davalı borçluya borçlu olup olmadığı, ticari ilişkinin ne zaman başladığı, hususlarında çelişki giderilmeksizin ve ticari ilişki başlangıcının 2011 olduğunun belirtilmesi üzerine 2011 yılına ait ticari defterlerinin de incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …. Şti vekilinin ve davalı …. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.