YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3515
KARAR NO : 2009/3953
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalı şirket nezdinde ZMSS bulunan aracın, 18.1.2005 tarihinde karıştığı kaza sonucu dava dışı aracın hasarlandığını, 3.kişi aracının kasko sigortacısı tarafından müvekkili aleyhine 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1596-2006/1355 sayılı dosyasında açılan tazminat davası sonunda, 5.000.-YTL tazminatın 9.3.2005 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, bu kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, Samsun 4.İcra Dairesinin 2007/366 sayılı dosyasına müvekkili tarafından 8.1.2008 tarihinde ferileriyle birlikte 9.420.-YTL ödendiğini, davalı şirketin; gerek müvekkili gerekse 3.kişi aracının kasko sigortacısı tarafından talep edilmesine rağmen ödeme yapmadığını belirterek, 5.000.-YTL sigorta bedelinin 9.3.2005 tarihinden, 202.50.-YTL karar ve ilam harcı, 343.50.-YTL yargılama gideri, 600.-YTL vekalet ücretinin karar tarihinden işleyecek yasal faizleri ile, uğranılan manevi zararların tazmini ve müvekkilinin tamamen davalı … şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle yaşadığı mağduriyetin tazmini için 5.000.-YTL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen ZMSS poliçesinin primi ödenmediğinden 1.7.2004 tarihli zeyil ile başlangıcından itibaren iptal edildiğini, tramer kayıtlarından da bunun anlaşıldığını, müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını, davacıda poliçe aslı olmadığından poliçe örneğinin fotokopisini ibraz ettiğini, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, poliçe iptal edildiğinden, 3.kişi aracında meydana gelen hasar bedelinin ödenmediğini, manevi tazminat talebin de yersiz olduğunu, aleyhlerine açılan davanın müvekkiline ihbar edilmediğini ve davadan önce temerrüde düşürülmediklerini, bu nedenle ödeme tarihinden ve karar tarihinden itibaren faiz talep edilemiyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, benimsenen bilirkişi raporuna göre manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000.-YTL tazminatın, 17.4.2005 tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, sigorta ettiren davacının davalı sigortacı aleyhine açtığı ZMSS poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta primi ödeme borcunun genel ilkeleri TTK’nun 1294 ile 1298’nci maddeleri hükümleri arasında düzenlenmiştir. KTK’nunda primle ilgili hüküm ise, 91/2.maddesinde yer almıştır. Bu hükme göre, ZMSS’na ilişkin primlerin peşin olarak ödenmesi gerekir. Nitekim, bütün sigorta genel şartlarında da sigorta ücretinin tamamının, sözleşme yapılır yapılmaz, poliçenin teslimi karşılığında peşinen ve nakden ödenmesi zorunlu tutulmuştur.
Somut olayda, davalı vekili prim ödenmediğinden poliçenin iptal edildiğini ve sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı … şirketinin sunduğu tramer kaydından 71.50.-YTL prim tutarının tahsil edildiğinin anlaşıldığı belirtilmiş ise de, bu konuda yeterince araştırma yapılmamış, prim ödeme tarihi tesbit edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği’nden dava konusu ZMSS poliçesi nedeniyle davacı tarafından davalı … şirketine prim ödemesi yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise tarihinin sorulması, davacı tarafın prim borcunun ödendiğine dair belgeler ve sigorta poliçesinin aslı istenmeli, ondan sonra seçilecek sigorta hukuku uzmanı bilirkişinden davalı şirket ile acentanın defter ve kayıtlarında bu hususta inceleme yaptırılarak alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı ve davalı vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 4.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.