Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20637 E. 2009/10629 K. 06.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20637
KARAR NO : 2009/10629
KARAR TARİHİ : 06.07.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1- Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece TEDAŞ Elektrik Ordu Müessese Müdürlüğü, … ve … aleyhine açılan davanın reddine diğer davalı … Elektrik İnş. Eğt. Turz. Paz. San ve Tic Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davalı müteahhit Şenkaya Elektrik İnş. Eğt. Turz. Paz. San ve Tic Ltd. Şti nin davalı …’tan Ordu Gölköy ilçesi Güzelyurt Beldesnin şehir şebekesi elektrik hattı yenileme işini ihale ile aldığı, işi süresinde bitiremediği için 25.010.2003 tarihinden itibaren yapılan çalışma karşılığı hak edişlerinden % 0,05 gecikme cezası kesilmeye başlandığı yüklenicinin 17.11.2003 tarihinde geçici kabul işlemlerinin yapılması için Tedaş’a başvurduğu ancak geçici kabulünün yapılmadığı, sigortalı …’ın müteahhit Şenkaya Elektrik İnş. Eğt. Turz. Paz. San ve Tic Ltd. Şti nin işçisi olduğu, hat yenileme işinde sokak direğinde çalışmakta iken havanın kararması nedeni ile fotosel sisteminin devreye girmesi sonucu enerji gelen sokak fazına temas etmesi sonucu elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiği, alınan 07.08.2006 tarihli bilirkişi raporunda İşkanunun 77. maddesine dayanılarak müteahhit (yüklenici) Şenkaya Elektrik İnş. Eğt. Turz. Paz. San ve Tic Ltd. Şti nin işi ehil teknik bir sorumlu nezaretinde yürütmediği, iş yerinde mevzuata uygun kontrol mekanizması ve iş düzeni kurmadığı, işi yetki belgeli işe uygun elemanlarla yürütmediği, sigortalıya koruyucu malzeme verip kullandırmadığı ve işçiye eğitim vermediğinden % 60 oranında kusurlu olduğu, Tedaş’ın trafo binasını kilit altına almadığı ve yüklenicinin enerji kesme ve açmasına göz yumduğu için % 15 oranında kusurlu olduğu, işçinin kendi … güvenliği için gerekli tedbirleri almadığı iş verenden emniyet kemeri gibi kişisel koruyucuları istemediği için %35 oranında kusurlu olduğu; 06.11.2007 tarihli raporda ise işveren Şenkaya Elektrik İnş. Eğt. Turz. Paz. San ve Tic Ltd. Şti nin %75, işçinin %25 oranında kusurlu olduğu, Tedaş’ın olay günü yüklenici şirketin olay yerinde yaptığı çalışmadan haberdar olmamadığı ve yüklenici firmanın Tedaştan enerji kesimi talebinde bulunmadığı için kusursuz olduğu, 10.03.2008 tarihli raporda ise işveren Şenkaya Elektrik İnş. Eğt. Turz. Paz. San ve Tic Ltd. Şti nin %75, kusuruna dayanılarak hesap raporu alındığı görülmektedir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Oysa, hükme dayanak alınan ve olay nedeniyle % 75 oranında Şenkaya Elektrik İnş. Eğt. Turz. Paz. San ve Tic Ltd. Şti nin ve, % 25 oranında sigortalının kusurlu bulunduğu,
Tedaş’ın kusuru bulunmadığı ile ilgili 06.11.2007 ve10.03.2008 tarihli bilirkişi raporlarında; bilirkişiler, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ilgili maddelerini incelemek suretiyle, Tedaş’ın henüz geçici kabulü yapılmamış bir hatta enerji verilmesi ve enerjinin kesilmesi ile ilgili olarak yüklenici firmaya yetki verip vermediği ayrıca yüklenici firmanın kolaylıkla trafo binasına girip müdahale edilmesinin önlenmesi ile ilgili alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir. Öte yandan Tedaş’ın her nekadar ihale ile işi yüklenici firmaya vermiş ise de asıl işveren durumundaki Tedaş’ın şehir şebekesi elektrik hattı yenileme işinin asıl işi olması nedeni ile işi ihale ile yüklenici firmaya vermesi halinde sorumluluktan kurtulamayacağı da dikkate alınarak karar vermekten ibarettir
2- Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Olayın oluş şekline, ülkenin ekonomik koşullarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, paranın satın alma gücüne, tarafların kusur durumuna, olayın ağırlığına, sigortalının yaşına, olay tarihine ve özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda, gerçekleşme biçimine, hak ve nefaset kurallarına göre, davacılar için hükmedilen manevi tazminatın az olduğu açıkça belli olmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların maddi zararın hesabına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.