YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4464
KARAR NO : 2007/4224
KARAR TARİHİ : 06.11.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 691 ada 16 parsel sayılı 11164.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu, tapu tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 2659 nolu belirtmelik parseli olarak belirlenmiş, 25.4.1963 tarih 19 numaralı tapu kaydı uygulanmıştır. Bu kayıt gayri sabit kabul edilerek 2659 nolu belirtmelik parseli 3395 ve 3396 nolu parsellere ifraz edilmiş, 3395 parsel uygulanan tapu kaydı miktarı olarak … adına ayrılmış, 3396 parsel de miktar fazlası olarak 2.1.1964 tarih ve 742 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 3396 nolu tevzi parseli için oluşturulan 2.1.1964 tarih 742 sıra nolu tapu kayıtlarıdır. Davalının dayanağı olan tapu kaydı ise 3395 nolu tevzi parseline revizyon gören tapu kaydının en son tedavül kaydıdır. Davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının tesis kaydı olan 22.10.954 tarih ve 22 sıra numaralı tapu kaydı, değişebilir nitelikli “büyük selav ve büyük yol” hudutlu olup Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.10.1954 tarihli ilamı ile oluştuğu halde mahkemece tapu dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilerek uygulanmamış ve kapsamı belirlenmemiştir. Tapu kaydının batı ve kuzey hududu değişebilir hudutlu olduğu için Hazine tapusunun oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Hazineye ait tapu kaydı dayanağı tevzi haritaları ile birlikte uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, tescil davasında Hazinenin taraf olup olmadığı incelenmemiştir. Hazine tescil ilamında taraf ise, tescil ilamı ile oluşturulan davalı tapusunun tesis tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık süre dolmadığından ve tapu kaydı miktar fazlası için Hazine adına tapu oluşturulduğundan, miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı hususu değerlendirilmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları kadastro paftasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanıp, kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, davalı tapusunun dayanağı tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise kaydın gayri sabit hudutlu ve miktarı ile geçerli olduğu düşünülmelidir. Belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda; davalı dayanağı tapu kaydı ve tescil krokisi kapsamında kalan kısmın davalı adına, Hazine tapusu kapsamında kalan kısmın ise, tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Yapılan uygulama sonunda davalı ve Hazine tapusu kapsamı dışında kalan yer var ise; 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazlarını bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.