YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6203
KARAR NO : 2009/2299
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, meydana gelen trafik kazası sonucunda hasara uğradığını, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını, 15.879.00 YTL alacağın fer’ileriyle birlikte tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kaza tarihi itibariyle poliçe peşinatı ve primlerin ödenmediğini TTK.’nun 1295. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları C.1 maddesi uyarınca, müvekkili şirketin sorumluluğu başlamadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, poliçede belirlenen primin ödenmesi gereken 04.01.2007 tarihinde ödenmediği, söz konusu sigorta poliçesinin 11.05.2007 tarihli zeyilname ile iptal edildiği, davacı kredi kartı numarasını önceden vererek sigorta prim bedelini tahsil için onay vermiş olsa dahi, kredi kartı hesap ekstresinden prim ödemelerinin yer alıp almadığını kazadan önce kontrol etmesi gerektiği, ayrıca bu şekilde bir uygulamanın davacı sigortalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki poliçe, 02.01.2007-02.01.2008 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenmiş olup, riziko ise, 22.01.2007 tarihinde meydana gelmiştir. Poliçede, primin 04.01.2007 tarihinde peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Çekişme, primin veya ilk taksidinin
../…
ödenip ödenmediği, dolayısıyla davalı sigortacının sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
TTK’nun 1295/3 maddesinde, “sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidin ödendiği tarihten başlar” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, primin tamamının veya ilk taksidinin ödenmiş olması zorunludur.
Somut olaya gelince, davalı vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun başlaması için TTK’nun 1295. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları C.1. maddesi hükmü gereğince, primin veya ilk taksitin ödenmesi gerektiğini, hasar tarihi itibariyle poliçe prim tahsilatının yapılmadığının tespit edilmesi üzerine talebin karşılanmadığını savunmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince, müvekkili şirketçe, davalı … şirketine kaza tarihinden önce kredi kartı numarası ve kredi kartı bilgileri verilerek prim bedellerinin tahsil edildiğini, diğer sigorta poliçelerine ilişkin prim bedelleri tahsilatının da belirtilen şekilde yapıldığını, kredi kartı ile tahsil yetkisi verilmesine rağmen davalı tarafça sigorta primleri tahsil edilememiş ise, müvekkilinin bu konuda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak, gerektiğinde tarafların ticari defter ve kayıtları banka kredi kayıtları incelenmek suretiyle, sigorta hukuku uzmanı bilirkişiden rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.