YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24833
KARAR NO : 2023/166
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/461 Esas, 2014/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 151 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/461 Esas, 2014/82 Karar sayılı kararın O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 22.06.2016 tarihli ilamı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hüküm kurulurken belirlenen 1 yıl hapis cezası üzerinden TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 10 ay hapis cezası yerine 1 yıl 8 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde” 1 yıl 8 ay hapis ibaresinin çıkarılarak yerine, 10 ay hapis ibaresi eklenmek suretiyle, yine hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkarılarak yerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,”
Nedenleriyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarih, 2012/461 Esas, 2014/82 Karar sayılı ek kararı ile Temyiz Formunun 08.05.2014 tarihinde düzenlendiğinin ancak süresinde temyiz talebinde bulunan sanık …’in temyiz formunda yer almadığının, sanık …’in süresinde olan itiraz dilekçesinin üst yazısının … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2014 tarihli ve 2014/384 Muhabere sayılı yazısı ekinde gönderildiğinin ve Mahkemenin Ulusal Yargı Ağı Bileşim Sistemleri ekranları iş listesine 09.05.2021 tarihinde düştüğünün anlaşıldığının, tanzim edilen Temyiz Formu ile dosyanın Yargıtay’a gönderildiğinin sanığın … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2021 tarihli 2014/384 sayılı yazısı ekinde 07.05.2014 havale tarihli “Temyiz Talep Dilekçesi” sunduğu ve talebinin süresinde olduğu, sanık … tarafından süresinde temyiz talebinde bulunulmasına karşın temyiz incelemesi yapılmadan “temyiz edilmeden” kesinleşme türü girilerek kesinleştirme işlemlerinin yapıldığının anlaşılması üzerine “Hırsızlık” ve “Mala Zarar Verme” suçlarından almış olduğu cezalara ilişkin olarak kesinleşme şerhlerinin iptaline, sanığın “Hırsızlık” ve “Mala Zarar Verme” suçlarından almış olduğu ve sehven kesinleştirme işlemleri yapılan cezaları 16.09.2019 tarihinde infaz ettiği anlaşıldığından infazın durdurulmasına yer olmadığına, dosyanın “hırsızlık” ve “mala zarar verme” suçları yönünden temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi
1. Somut delil bulunmadan eksik inceleme ile karar verilmesi nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat etmesi gerektiğine,
2. Cezaların tayininde lehe yasaların aleyhe yorumlandığına,
3. Son savunma hakkı tanınmadan üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine
İlişkindir.
III.OLAY ve OLGULAR
1. Suç tarihinde şikâyetçi …’in Dilaver köyünde bulunan evin girişindeki mutfak penceresinin kırıp içeri girilerek, evde bulunan portakal renkli kırklık hızar motorunu ve tırpan motorunun çalındığı, daha sonra sanık … ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun motorların bakımını yapan tanık M.’ye satmak istedikleri, tanığın ise suç eşyasını almayarak müştekiye haber verdiği, olayın bu şekilde oluşup geliştiği anlaşılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/461 Esas, 2014/82 Karar sayılı kararına karşı hem sanık … tarafından hem … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından süresinde temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz Formunun 08.05.2014 tarihinde düzenlendiği ancak süresinde temyiz talebinde bulunan sanık …’in temyiz formunda yer almadığı, sanık …’in süresinde olan itiraz dilekçesinin üst yazısının … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2014 tarih 2014/384 Muhabere sayılı yazısı ekinde gönderildiği, tanzim edilen Temyiz Formu ile dosyanın Yargıtay’a gönderildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.02.2015 tarih ve 2014/187759 sayılı tebliğnamede de sanık …’in temyiz talebi yönünden görüş bildirilmediği, Yargıtay (kapatılan) 13.Ceza Dairesinin 22.06.2016 tarihli ilamında sehven sanığın temyiz istemi hakkında karar verilmediği anlaşılmaktadır.
III. GEREKÇE
1. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden verilen kararın, O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13.Ceza Dairesinin 22.06.2016 tarihli kararı ile ‘düzeltilerek onanmasına’ karar verildiği, mahkemece bu hüküm yönünden kesinleştirme işlemi yapıldığı anlaşılmış ise de; sanığın temyiz dilekçesinden tüm hükümleri temyiz ettiğinin anlaşıldığı, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün de temyiz incelemesinden geçmediği, bu haliyle hükmün kesinleşmediği, Yargıtay (kapatılan)13.Ceza Dairesi’nin 22.06.2016 tarih ve 2015/7252 Esas, 2016/11774 Karar sayılı ilamının (A) bendinde sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli yönünden ‘düzeltilerek onanmasına’ ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir. konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün kesinleştirme şerhinin iptali ve infaz işlemlerinin gereğinin mahallinde yerine getirilmesi olanaklı görülmüştür.
2. Sanığın, suç ortağı ile birlikte, suç tarihinde müştekiye ait evin girişindeki mutfak penceresini kırarak içeriye girdiği, evde bulunan portakal renkli kırklık hızar motorunu ve tırpan motorunu çaldıkları, sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.03.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
1. Yargıtay (kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 22.06.2016 tarihli ve 2015/7252 Esas, 2016/11774 karar sayılı ilamında, (A) bendinde sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli yönünden verilen ‘düzeltilerek onanmasına’ ilişkin kararın KALDIRILMASINA,
2. Gerekçe bölümünün (2) no’lu bendinde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/461 Esas, 2014/82 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suçlara konu kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.