YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4601
KARAR NO : 2007/4367
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 189 ada 26 parsel sayılı 190.779,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2’şer paylı olarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin payları belirtilmek suretiyle davalıların mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Hazinenin davasının reddine ve çekişmeli taşınmazın 1/2 payının tamamı 2080 paydan payları belirtilerek … … mirasçıları adına, 1/2 payının tamamı 24 paydan payları belirtilerek Dursun Kaygusuz mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. Kadastro Hakimi doğru, düzenli ve infazda tereddüte yol açmayacak şekilde açık sicil oluşturmakla yükümlüdür. Taşınmazın 1/2 payının, tamamı 2080 pay üzerinden yazılı olduğu şekilde … … mirasçıları adına tesciline dair hüküm kurulurken payların toplamı 2480 olduğu halde paydanın 2080 olarak yazılması, taşınmazın geri kalan 1/2 payının da 24 pay üzerinden hesaplanması, kısa kararda sadece davanın reddi ile yetinilerek, harç, yargılama giderleri ve tescile dair hüküm kurulmamış olması isabetsiz bulunmaktadır. Yine; mahkemece davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesindeki koşulların gerçekleştiği kabul edilmiştir. Ancak bu kabul yetersiz inceleme araştırma ve uygulamaya dayalıdır. Çekişmeli parsele komşu parsel tutanaklarının tamamı ile dayanakları getirtilmemiş, komşu 19 sayılı parsel tapu kayıtlarına istinaden davalı … ve müşterekleri adına tespit edildiği halde tapu kayıtları uygulanmamış, çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı araştırılmamış, taşınmazın güney hududunda bulunan dere açısından jeolog dinlenmemiştir. Ziraat bilirkişisi raporunda taşınmazın çayır otu ile kaplı olduğu, üzerinde 2-3 adet ahlat armutu ve alıç ağaçları bulunduğu, bunların meyve ağaçları olduğu belirtilmiş, dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisi ise taşınmazın çayır ve tarla olarak kullanıldığını bildirmiştir. Böylesine yetersiz inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır. Bu nedenle öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu tüm taşınmazlara ilişkin onaylı tutanak suretleri ve dayanakları kayıtlar getirtilmeli, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve davadan hukuki yararı olmayan yerel bilirkişi ve uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılmalı, keşifte özellikle komşu 19 sayılı parsele ilişkin tapu kayıtları uygulanarak çekişmeli parselin bu kayıtların kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, tapu kayıtlarının kapsamında kalmaları halinde, tapu kayıtlarının genişlemeye elverişli sınırlı olmaları nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesindeki sınırlamalar açısından kayıt miktarları dikkate alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş şekli hakkında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, taşınmazın dere yatağı olup olmadığı, niteliği ve toprak yapısı hususunda jeolog ve ziraat mühendisinden ayrıntılı rapor alınmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilmeli, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösteren ayrıntılı kroki ve rapor tanzim ettirilmeli, tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalı, tescile dair hüküm kurulurken infazda tereddüte yol açmayacak şekilde açık, anlaşılabilir, düzgün, doğru sicil oluşturulmalıdır. Temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.