YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1200
KARAR NO : 2009/3973
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2008/4311 Esas sayılı dosyasından, borçlu şirketin davacı bankada bulunan hesabındaki 16.500.95 TL’na haciz konulduğunu, oysa borçlunun davacı bankadan aldığı kredi nedeniyle borcu bulunduğundan, Kredi sözleşmeden doğan rehin ve hapis hakları gereğince borçlunun hesabında bulunan paranın, bankaya blokeli olduğunu belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddeleri gereğince hesaptaki para üzerine konulan haczin kaldırılması istenilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, hesap kat edilmeden rehin hakkının kullanılmayacağından haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı ve borçlu arasında 06.03.2008 tarihinde ve hacizden önce rehin sözleşmesi bulunduğu ve rehin sözleşmesinin haciz konulan hesap numarasını da kapsadığı, bankanın kredi borcuna karşılık borçlunun mevduatından mahsup yetkisi bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava,3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine.
2.Davalı alacaklı vekilinin temyizine gelince :
Dava konusu haciz, 11.04.2008 tarihinde, davacı banka görevlileri huzurunda ,borçlunun bankada bulunan hesabındaki paraya fiilen el konulması ile gerçekleşmiştir.Hacizli malı, borçlu ve 3.kişinin birlikte elde bulundurmaları halinde mal borçlu elinde haczedilmiş sayılır. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davacı yararınadır. Mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi banka tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir.
Davacı banka, borçlunun bankalarından kredi aldığını, kredi sözleşmesi gereğince borçlunun hesapları üzerinde lehlerine rehin, hapis ve takas hakkı bulunduğunu belirterek tarihsiz bir kredi sözleşmesi ile, 06.03.2008 tarihli adi nitelikte rehin sözleşmesi ibraz etmiştir. Anılan belgelerin ibrazı tek başına iddianın ispatı için yeterli değildir.
Yapılacak iş, davacı bankanın dayandığı belgelerin asıllarının ibrazı sağlanarak, borçlunun bankadan aldığı kredi borcu ve bu borçtan dolayı davacı bankanın haciz tarihinde rehin veya hapis hakkı bulunup bulunmadığı konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığı ile borçlunun bankadaki hesapları üzerinde inceleme yaptırılarak alınan rapor sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Kabule göre de, rehin hakkının varlığı halinde dava konusu paranın rehin hakkıyla sınırlı olarak haczedilmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle,davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine ve aşağıda yazılı 15.60.TL. peşin harcın onama harcına mahsubuna 04.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.