YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15732
KARAR NO : 2007/16562
KARAR TARİHİ : 28.12.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 189 ada 113 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, tapu kaydında baba adının “…” olmasına rağmen “…” olarak yanlış yazıldığını belirterek tapu kaydında baba adının düzeltilmesi istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Dava konusu taşınmaz miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 1/2 şer paylı olarak … evlatları … ve … adlarına tespit ve tescil edilmiş, tapu kaydında 1/2 pay sahibi … oğlu … payı mirasçıları adlarına hisseleri oranında intikalen tescil ettirilmiştir. İntikal sonucu tapuda pay sahibi olan … mirasçısı … tanık olarak dinlenmiş beyanında taşınmazın tapu maliklerinin kardeş olmadığını, “… oğlu … diğer pay sahibi “…”ün amcası olduğunu, dedesi …’in … isminde oğlunun bulunduğunu, Tutanak Bilirkişi … beyanında tapu malikleri “…” ile
“…”in kardeş olmadığını, “…”in “…”un amcası olduğunu söylemişlerdir. …’ün nüfus kaydının incelenmesinde, babasının adının “…” olduğu “…”ın da babasının adının “…” olduğu anlaşılmıştır. Tanıklar tarafından tapu maliki “…”in diğer malik olduğu ileri sürülen “… oğlu …”un amcası olduğu beyan edildiğinden davacı “…”un babası olan “…”la “…”in kardeş olması gerekirken babasının farklı olduğu, nüfus kayıtları ile tanık beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı görülmüştür. Ayrıca Nüfus Müdürlüğünden kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmamış, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılması gerekirken davacının 1940 doğumlu “…”ün baba adının belirlenmesine ilişkin araştırma yapılmıştır. Mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmamış, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmamıştır. O halde mahkemece Nüfus Müdürlüğünden kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilmesi istenen kişinin üst soyuna ait nüfus kayıtları ile diğer paydaşın üst soyunu gösterir nüfus kayıtları getirtilmeli, tanık beyanları ile nüfus kayıtları arasında ortaya çıkan çelişki giderilmeli, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile taşınmazın bulunduğu mahalde doğru şekilde araştırma yaptırılmalı, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanmalıdır. Tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.