Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/11152 E. 2006/13442 K. 20.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11152
KARAR NO : 2006/13442
KARAR TARİHİ : 20.11.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.12.2004 gününde verilen dilekçe ile men’i müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 5.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 48 parsel sayılı taşınmazlarına, davalının evinin bulunduğu 47 parseldeki binasının merdivenini taşırmak suretiyle yaptığı elatmasının önlenmesini, taşkın yapının yıkılmasını talep etmişlerdir.
Davalı dava konusu merdiven yerini, davalı taşınmazın eski maliki …’den haricen satın aldığını yeni malik davacılarında buna rıza gösterdiklerini savunmuştur.
Mahkemece, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/637 E. 2004/909 K. sayılı dosyasında davacıların yapıya muvafakat ettiklerini belirlendiği, tecavüzlü kısmın yıkımının, evin tüm projesini değiştireceği gerekçesi ile dava ret edilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Malikin haklarını düzenliyen Türk Medeni Kanununun 683.maddesi uyarınca malik olan kişi, onun üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı elatmanın önlenmesini dava edebilir.
Dosya içinde mevcut teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, (A) ile gösterilen 9 metrekarelik merdiven kısmının, davacıların taşınmazına tecavüzlü olduğu görülmektedir. Yukarıda sözü edildiği üzere mülkiyet hakkı sahibi olan davacıların bu bölüm üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkileri bulunmaktadır. Davacılar bu yeri rıza ile davalıya kullandırabilirler. Davalının kullanmasına karşı koyulduğu zaman davalının kullanmasının bir nedeni kalmaz, kullanım haksız hale gelir. Ayrıca, davalı dava konusu yeri önceki malikten haricen satın alındığını savunmuşsa da, taşınmaz mülkiyetinin nakli resmi şekle bağlı olup, bu husus Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, Noterlik Kanununun 89 ve Tapu Kanununun 26 maddelerinde hüküm altına alındığından davalının bu savunmasına da değer verilemez.
Mahkemece açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.