YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11262
KARAR NO : 2022/12391
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. … Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının asıl işverene ait … Bölge Devlet Hastanesinde 2009 yılından bu yana ve hâlen çalıştığını, ilk olarak çalışmalarının alt işverenler nezdinde geçtiğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (375 sayılı KHK) 23 üncü maddesi ile sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, daha sonra … Üniversitesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümününden 13.05.2018 tarihinde mezun olduğunu, Kuruma dilekçe ile başvurarak gerekli ücret düzenlemesinin yapılmasını talep ettiğini ancak gerekli ücret düzeltmelerinin yapılmadığını, bu nedenle Kuruma başvurduğu tarihten itibaren eksik ödenen ücretlerinin bulunduğunu, davacı ile aynı pozisyonda ve donanımda birçok personel bulunduğunu, bunların davacıdan çok daha fazla ücret aldığını, bu durumun 4857 sayılı … Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 5 nci maddesine aykırı olduğunu iddia ederek, ücret farkı alacakları bulunduğunun tespiti ile fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davalı işverenin sözleşme ve mevzuat hükümleri gereğince yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının Kurum nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
“…Somut olayda davacı ile dava dışı işçinin alt işveren bünyesinde işe giriş tarihleri ve dolayısıyla mesleki kıdemlerinin farklılık arz etmesi, dava dışı emsal işçinin davacıdan önceki tarihte -sürekli işçi kadrosuna geçirilmezden evvel- anılan mezuniyet belgesine sahip olup son alt işveren nezdinde de … bu eğitim durumuna göre asgari ücretin %50 fazlası karşılığında çalışması, şahsın aynı mali haklar ile sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi, davalı işveren yönünden gerek davacı ve gerekse dava dışı şahıs bakımından ücretin mevzuat hükümlerine uygun şekilde belirlenmesi hususları nazara alınarak sürekli işçilerin intibakına dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmaması sebebiyle ücretin yeniden düzenlenmesi talebinin sonuçsuz bırakılmasının salt eşit işlem borcuna aykırılık teşkil etmeyeceği, dava dışı işçinin kıdemi, eğitim belgesi ile birlikte çalışma süresi ve dolayısıyla mesleki yeterliliğinin davacının mezuniyet tarihine göre farklılık arz etmesi nedenleriyle eşit işe eşit ücret uygulaması bakımından şahıslar arasında nesnel farklılıkların bulunduğu …” şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının … Bölge Devlet Hastanesinde 2009 yılından itibaren çalışmaya devam ettiğini, 375 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna alındığını, sürekli işçi kadrosuna geçişinden sonra … Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümünden 13.05.2018 tarihinde mezun olduğunu, 31.08.2018 tarihli ve 4362 sayılı dilekçesi ile gerekli ücret düzenlemesi ve intibak işlemlerinin yapılmasını talep ettiğini ancak sonuç alamadığını, davacı ile aynı pozisyonda ve donanımlara sahip birçok personelin davacıdan çok daha fazla ücret aldığını ve bu durumun 4857 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine açıkça aykırı olduğunu, eşit davranma ilkesi uyarınca davanın kabulü gerektiğini, davacı ile emsal bildirilen dava dışı işçinin aynı tarih ve aynı ihale ile alt işveren bünyesinde çalışmaya başladığını, 3-4 aylık bir kıdem farkının eşit davranmaya engel olmayacağını, davacı ile aynı donanım ve statüde olmasına rağmen davacıdan daha fazla ücret alan işçiler olduğunu beyan ederek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
“…Somut uyuşmazlıkta, davacı ile dava dışı emsal gösterilen işçi arasında eşit işlem borcuna aykırı hareket edildiği … sürülmüş ise de, dava dışı emsal gösterilen işçinin sürekli işçi kadrosuna geçirilmeden önce anılan mezuniyet belgesine sahip olduğu, son alt işveren nezdinde de … bu eğitim durumuna ve göre asgari ücretin %50 fazlası karşılığında çalıştığı, davacının kadroya geçiş sürecinde henüz ilgili bölümden mezun olmadığı ve ücretinin mevzuat hükümlerine uygun şekilde asgari ücretin %10 fazlası olarak belirlendiği, sürekli işçilerin intibakına dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından ücretin yeniden düzenlenmesi talebinin sonuçsuz bırakılmasının eşit işlem borcuna aykırılık teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davalı itirazları yerinde görülmemiştir.
…” şeklindeki gerekçe ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde … sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işverenin ücret ödeme konusunda eşit davranma borcuna aykırı davranıp davranmadığı ve buna göre davacının ücret farkı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 23 üncü madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde … sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.