Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5375 E. 2007/314 K. 08.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5375
KARAR NO : 2007/314
KARAR TARİHİ : 08.02.2007

C.Savcılığı No :2006/251339
-K A R A R-

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair TEKİRDAĞ İcra Ceza Mahkemesinden verilen 11/05/2006 gün ve 1468 esas 1798 karar sayılı kararını havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 06/10/2006 gün ve 45746 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 07.11.2006 gün ve 2006/251339 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kanun yararına bozmaya dayanan ihbarnamede; tüm dosya kapsamına göre, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7. maddesi 1. fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı kanunun 7. maddesi 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde disiplin hapsine karar verilmesinde isabet görülmediği belirtilerek anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumuna işaret edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; sanığa ödeme emrinin 24.5.2005 tarihinde tebliğ edildiği, suç tarihinin 1.6.2005 tarihi olduğu müşteki vekilinin 27.7.2005 tarihinde haciz talebinde bulunduğu sırada suçun işlendiğini öğrendiği ancak şikayetin 27.2.2006 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesinde belirlenen, şikayet hakkının, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç aylık süre içinde kullanılmadığı fakat bu konuda kanun yararına bozma isteminin olmadığı anlaşılmakla anılan hususta kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağının belirlenmesi için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 08.02.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.