Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13714 E. 2023/676 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13714
KARAR NO : 2023/676
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/51 (E) ve 2022/338 (K)
SUÇ : Alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 26.05.2010 havale tarihli dilekçesi ile; borçlu şirket hakkında Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün 2009/25872 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, haciz ve satış işlemleri sonucunda borçlu şirketin mal varlığının borçlarını ödemeye yetmediğinin anlaşıldığı, borçlu şirketin alacaklarının borçlarını karşılamaması üzerine şirket yöneticisi olan sanığın İİK’nun 179. maddesi gereği şirketin iflasını istemesi gerekirken sanık tarafından bu görevin yerine getirilmediği ve İİK’nun 345/a maddesinde yer alan sermaye şirketinin iflasını istememek suçunu işlediği, ayrıca sanığın borçlu şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olmasına rağmen şirketinin borçlarını ödenmesini sağlamadığı gibi 23.12.2009 tarihinde yetkilisi ve ortağı olduğu borçlu şirket ile aynı adreste faaliyet gösteren ve ünvanında sadece tek bir kelime farkı olan … Oto Onarım Servis Hizmetleri San ve Tic. Ltd. Şti.’ ni

kurdurduğu, bu şirketin ortakları olarak … ile … ın göründüğü, şirket ortaklarından olan … ile sanığın akraba olmaları, aynı adreste faaliyet gösteren şirket kurmaları, şirket ünvanın bir kelime dışında aynı olmasının da kurulan bu ikinci şirketin muvazzalı olarak kurulduğu ve alacaklılardan mal kaçırmanın amaçlandığının ispatladığını belirterek, sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek ve alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçlarından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası ile 345/a maddesi gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2.Bakırköy 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 03.06.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek ve alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçlarından beraatine karar verilmiştir.
3.Bakırköy 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 03.06.2011 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13.03.2014 tarihli ve 2012/10730 Esas, 2014/4673 Karar sayılı kararı ile “… 1- İİK’nun 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Yasanın 179 ve 6762 sayılı TTK’nun 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; öncelikle borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesinden muhasebecisi belirlenip buradan veya zabıta marifetiyle araştırılarak borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde birlikte bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, 2- Şikayet dilekçesinde, borçlu … Servis Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi sanığın, şirketin menkullerini, aynı adres ve iş kolunda, benzer isimle yakınlarına kurdurduğu, … Oto Onarım Servis Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.ne devredip, yeni kurulan şirkette faaliyetine devam ettiğinin iddia edilmesi karşısında, her iki şirkete ait defter, belge ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, alacaklıyı zarara uğratmak maksadıyla bir devir yapılıp yapılmadığı tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayini gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bakırköy 4. İcra Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek ve alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçlarından beraatine karar verilmiştir.
5.Bakırköy 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 19.01.2017 tarihli ve 2016/7646 Esas, 2017/458 Karar sayılı kararı ile “… 1-İİK’nın 345/a maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede; Sanığa yüklenen “sermaye şirketinin iflasını istememe” suçun oluşabilmesi için, İcra ve İflas Kanunu’nun 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, borçlu şirketin hakkındaki kesinleşmiş icra takipleri de getirtilerek, şirketin pasifine eklendikten sonra borçlu şirketin 2010 yılına ait defter ve kayıtları da temin edilerek ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırılmalı bilirkişi incelemesi yaptırılıp, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, belirtilen yönteme uymayan yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, 2-İİK’nın 331. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamında “borçlu şirket ile muvazaalı olarak menkul malların devredildiği 3. şahıs tüzel kişiye ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği belirtildiği halde mahkemece, yalnızca borçlu şirkete ait olan ve usulüne uygun olarak da tutulmadığı anlaşılan ticari defter kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine dayalı olarak eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.Bakırköy 4. İcra Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan , 2004 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 3.600 TL ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan, TCK’nın 75. Maddesi gereğince davanın ön ödeme nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık vekilinin temyiz isteği, bilirkişi raporunda 2009-2010 yılları bilanço kayıtlarından mevcudun azaltıldığına dair bir hareket tespit edilmediğinin belirtildiği, borçlu şirkete ait ticari defterlerin yerel mahkemeye sunulduğu, ancak üçüncü şahıs şirketin ticari defterlerine erişim mümkün olmamakla birlikte, sanığın bu şirket ile bir ilişkisinin de bulunmaması sebebiyle defterlerin incelenemediği, sanığın sunamayacağı belgelerin incelenememesi üzerine cezalandırılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, ayrıca “borçlu şirket ve üçüncü şahıs şirketin ticari defterlerinin mahkemece istenmesine rağmen mahkemeye sunulmadığı, bu durumun aleyhe yorumlanmasının gerektiği” gerekçesinin hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, “masumiyet karinesi” ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkelerine halel getirdiği, sanığın suça konu eylemi işlediğine dair şüpheden uzak, kesin deliller bulunmaksızın varsayımla yorumlama yapılarak cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, müştekinin, yargılama konusu suçların şikayet süresini geçirdiği, söz konusu sürelerin hak düşürücü süreler olduğu, müştekinin bu süre içerisinde şikayet hakkını kullanmadığı, sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirket adına kayıtlı herhangi bir menkul yada gayrimenkulün müştekiyi zarara uğratmak kastı ile elinden çıkardığı iddiasının somut verilere dayanmadığı ve mahkumiyete yetecek herhangi bir delilin de bulunmadığı, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Şikayet tarihi olan 26.05.2010 tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 26.05.2022 tarihinde inceleme sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2017/51 Esas, 2022/338 Karar sayılı kararına yönelik sanık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle,

Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.