Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4137 E. 2008/5807 K. 26.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4137
KARAR NO : 2008/5807
KARAR TARİHİ : 26.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin önceki bozma ilamında; “dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanakları 23.5.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu 186 Ada 89 parsel nolu taşınmaz davalı …’ye babasından intikal etmiştir. 151 Ada 1 parsel ise borçlunun ablası … … adına tespit ve tescil edilmiş, 10.11.2006 tarihli satış sözleşmesi ile 1/2 hissesi davalı … adına tescil edilmiştir. Bu iki parselde borçlunun hak sahibi olmadığı sabittir. 143 Ada 110 parsel ise borçlunun annesine ait iken tespitten 15 yıl önce; 186 Ada 65 parsel ise borçlunun babasına ait iken tespitten 15 yıl önce davalı …’ye satıldığı gerekçesiyle adına tespit ve tescil edildiği görülmüştür. Kadastro tespitleri borçlunun iradesi dışında, 3402 sayılı Kadastro Yasasında belirtilen usul ve şekillere göre düzenlenen belgelerdir. Kesinleşmesi sonucu hak sahipliği doğurur. Usulüne uygun olarak iptal edilmediği sürece de geçerliliğini korur. Dolayısıyla kadastro tutanağı ve içeriği borçlunun eşi yararına … niteliğindeki tasarruf olarak değerlendirilemez. Yapılan bu tespit ve tescile karşı hukuki menfaati olanlar ancak tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazın … malik adına tescilini sağlayabilir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre borçlu ile ilgisi bulunmayan 151 Ada 1 parselle ilgili olarak talebin reddi yerinde olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki temyiz
talebinin reddine, dava konusu 186 Ada 89 parsel, davalı …’ye babasından intikal ettiğinden, 143 Ada 110 parsel ile 186 ada 65 parsel yönünden ise düzenlenen ve kesinleşen kadastro tutanakları borçlunun tasarruf işlemi olarak değerlendirilemeyeceğinden davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle davalı …’nin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir” gerekçesi yer almıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, Kütahya ili … ilçesi, Merkez, … 151 Ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın reddine ilişkin hüküm, bozma kapsamında kalarak, davacı tarafın temyizi red edildiğinden, yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Kütahya ili, … ilçesi, Merkez, … 186 ada 65 parsel, 186 Ada 89 parsel ve 143 Ada 110 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenmeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.