YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3375
KARAR NO : 2009/1509
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin desteği …’in, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hayatını kaybettiğini ileri sürerek, davacı … için 10.000,00 YTL, … için 5.000,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatı, … ve … için ayrı ayrı 10.000,00 YTL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00 YTL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanIn reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, davacı eş … ve davacı oğul …’in ve …’in ölümü nedeni ile destekten yoksun kaldıkları gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, davacı … için 8.820,41 YTL, … için 3.673,75 YTL destekten yoksun kalma tazminatı, … için 5.000,00 YTL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 1.500,00 YTL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların desteği müteveffanın 52 yaşında olup, Bağ-Kur’dan emekli aylığı aldığı ve ölümünden sonra bu aylığın geride kalan eşi ve çocuğuna bağlandığı, bu nedenle de pasif dönemde davacıların destek zararlarının olmadığı belirtilmiştir. Oysa, müteveffanın serbest meslek sahibi olup, fiilen çalıştığı kanıtlandığından, pasif dönemde de bağlanan emekli aylığı ile birlikte fiilen çalışması karşılığı ek gelir elde edeceği kabul edilmelidir. Mahkemece, müteveffanın yaptığı iş, yaşı dikkate alınarak, pasif dönemde elde edebileceği muhtemel gelirin tayini ile bu dönem için belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatına hükmetmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davalarda, hükmedilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken hükmedilen toplam tazminat üzerinden, davacılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmadığı gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10. maddesi uyarınca, manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden, davalı yararına belirlenen vekalet ücreti, manevi tazminatın kabul edilen bölümü üzerinden davacı yararına belirlenen vekalet ücretini geçemez. Mahkemece anılan düzenlemeye aykırı olacak şekilde davalı yararına vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 17.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.