YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3346
KARAR NO : 2009/6271
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Ankara … ilçesi 13421 Ada 1 parselde 7 nolu dükkanı 24.3.2008 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek tasarrufun iptali ile taşınmazın borçlu adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, takip konusu senetlerin bedelsiz, cironun ise muvazaalı olduğunu, davanın 2 yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmadığını, dava konusu takibin iptal edildiğini, aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … 24.3.2008 tarihinde dava konusu taşınmazı 60.000YTL’ye alıp 5.8.2008 tarihinde 85.000.-YTL’ye satış için anlaştığını ancak tapudaki tedbir kararı nedeniyle tapu devrini yapamadığını iyiniyetli olduğunu belirterek hacizin kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davalılar arasındaki muvazaa ve davalı …’nın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Anılan madde de bu davaların amacı 278, 279, 280.maddelerde yazılı, borçlunun borcun doğumundan sonra yaptığı mevcudunu azaltmaya yönelik tasarrufların butlanına hükmettirmek olduğu açıklanmaktadır.
Mahkemece davalı …’nın taşınmazı satın alırken tapu kaydına güvendiği ve bu nedenle iyiniyetli olduğu ve muvazaa iddiası ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Mahkemece taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı yönünden keşif yapılmamış, taşınmazın kısa aralıklarla el değiştirme sebepleri üzerinde durulmamıştır. O halde mahkemece dava konusu taşınmazın İİK 278, 279, 280.maddelere göre iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek iptale tabi olduğunun tesbit edilmesi halinde İİK 283/II.madde kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.