YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17604
KARAR NO : 2009/14697
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,sigortalılık başlangıç tarihinin 1.10.1979 olduğunun ve 8.2.2006 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 29.6.2006 günlü dilekçesiyle devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine açtığı davada davacının ilkez 1.10.1979 yılında Hava Harp Okulu öğrencisi olarak Emekli Sandığına bağlı çalışmaya başladığını ancak 23.11.1982 tarihinde mezun olmadan okuldan ayrılması dolayısıyla bu tarihin Emekli Sandığı tarafından sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmediği,bu tarihin sigortalılığa başlangıç teşkil ettiğinin kabulu ile 8.2.2006 tarihli başvurusu doğrultusunda yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitini talep etmiş ve Emekli Sandığını davaya dahil etmiştir.
Mahkemece Emekli Sandığı işleminin 5434 sayılı Yasa’nın 31.maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının sigortalılığının başlangıcının Emekli Sandığına tabi olarak çalışmaya başladığı tarih olduğu yönündeki talebi yönünden ;davaya iş mahkemesin de bakılmış ise de bu davadaki ön sorun bu davanın hangi yargı yoluna tabi olduğu noktasındadır.
Bilindiği üzere mahkemelerin görevi ve yargı yolu “yasa”ile belirlenmiş olup kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen nazara alınır.
5510 sayılı Kanun’un geçici 7.maddesindeki ,bu Kanunun yürürlük tarihine kadar …5434 sayılı Kanunlara ….tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri ,fiili hizmet süresi zammı itibari hizmet süreleri borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık sürEleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ;yine 5510 sayılı Kanunun geçici 4.maddesindeki bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı taktirde ;iştirakçi iken bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4.maddesinin 1.fıkrasının (c)bendi kapsamına alınanlar,bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayıl Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının ( c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı bildirilmiş olup T.C Emekli Sandığı sigortalıları veya hak sahipleri arasında 5434 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda anılan sandıkça tesis edilen işlemler idari işlem niteliğinde olduğundan idari işlemler hakkında yetki,şekil,sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde çözümlenebilecektir.5510 sayılı Kanunun 101.maddesindeki ,bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde bu kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğine ilişkin düzenlemeler ile mülga 506 sayılı Kanunun 134.maddesindeki ,bu kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceğine ilişkin düzenleme birlikte değerlendirildiğinde ;eldeki davada 5510 sayılı Kanunun ve 506 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı tesbiti istenen dönem itibariyle mülga 5434 sayılı Kanun uygulamalarından doğan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girdiğinden hizmet süresinin başlangıcı yönünden 5434 sayılı Yasa gereğince davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğu açık olduğu halde mahkemece sigortalılık başlangıcına ilişkin talep yönünden davaya bakmaya idari yargı yeri görevli olduğundan dava dilekçesinin Yargı yolu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Yapılacak iş,davaya konu istemlerin yasal dayanaklarının ve buna bağlı olarak yapılacak inceleme ve araştırma yöntemlerinin farklılığı nedeniyle davacının yaşlılık aylığı bağlanması yönündeki talebi ile sigortalılık başlangıcının tesbiti yönündeki talebi tefrik edilerek sigortalılık başlangıcının tespitine ilişkin davaya idari yargı yerinde bakılacağı gerekçesiyle reddine karar vermek sigortalılık başlangıcının tesbiti davasını bu dava için bekletici sorun yapmak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonucu göre karar vermekten ibaretir.
Mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.