Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/56 E. 2007/457 K. 15.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/56
KARAR NO : 2007/457
KARAR TARİHİ : 15.02.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … mirasçıları tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 370 parsel sayılı 205.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, tapu dışı, satın alma, mahkeme kararı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar… ve müşterekleri adlarına tesbit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacı … tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin payları oranında davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı tapu kayıtlarının mahkeme kararıyla iptal edildiği gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz tapu kaydı mahkeme kararı ve zilyetliğe dayalı olarak… ve müşterekleri adına tesbit edilmiş, itirazı komisyonca reddedilen davacı … süresinde açtığı dava ile taşınmazın hazinece kendisine temlik edilip dağıtımdan itibaren zilyetliğinde olduğunu ve de 26 ada 2 ve 4 ada 8 parsel numaralarıyla adına tapu tesis edildiğini ileri sürerek tesbitin iptaline ve taşınmazın adına tescilini istemiş, davalılar ise davacı tapusunun iptal edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. Dava dilekçesinde sözü edilen toprak tevzii komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanak ve haritalarına göre 26 ada 2 nolu parselin Nisan 1952 tarih 8 nolu, 4 ada 8 nolu parselin ise Nisan 1952 tarih 6 nolu tapu kaydına tekabül ettiği görülmektedir. Davalıların dayanmış olduğu Asliye Hukuk mahkemesinin 14.3.1960 gün 1957/889-1960/76 karar sayılı ilamda davacı … adına kayıtlı olan tapu kayıtlarından Nisan 1952 tarih 85 ve 86 nolu tapu kayıtlarının iptaline karar verilmiş, Nisan 1952 tarih 6 ve 8 nolu tapu kayıtlarının iptaline ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Mahkemece 1952 tarih 6 ve 8 nolu tapu kayıtları ile ilamda iptaline karar verilen Nisan 1952 tarih 85 ve 86 nolu kayıtların aynı kayıtlar olup olmadığı üzerinde durulmamış ve 85 ve 86 nolu kayıtların celbi yoluna gidilmemiştir. Öte yandan keşif yerinde, tesbite esas alınan ve davalıların dayanağını oluşturan T.evvel 1932 tarih 236 sıra nolu kaydının toprak tevzii paftasında 20 nolu adayı kapsadığı bildirilmesine karşın, getirtilen paftasından 20 nolu adanın …’ya verilen yer olmayıp 4 ve 26 adaların verildiği görülmüştür. Hal böyle olunca T.evvel 1932 tarih 236 sıra nolu tapu kaydınında yerine uygulanıp taşınmaza ait olup olmadığının tesbitinin zorunluluğu açıktır. Ayrıca davacının dayandığı tapu kayıtların da uygulaması yapılmamış, zilyetliğe dayanılmasına karşın tanık dinlenilmesi yoluna da gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, davacının dayandığı Nisan 1952 tarih 6 ve 8 nolu tapu kayıtları ile ilamda sözü edilen ve … adına kayıtlı olup iptaline karar verilen Nisan 1952 tarih 85 ve 86 nolu tapu kayıtları ilk tesisten itibaren harita ve krokileriyle birlikte mercilerinden istenilmeli, taraflardan zilyetliğe de dayandıkları gözetilerek taşınmazı ve öncesini iyi bilen yaşlı tanıklar göstermeleri istenmeli, daha sonra taraflarca gösterilecek tanıklarla tüm tesbit bilirkişileri eşliğinde yerinde keşif icra olunarak gerek davacının dayandığı Nisan 1952 tarih 6 ve 8 ve iptaline karar verilen aynı tarih 85 ve 86 nolu tapu kayıtları ile tesbite esas alınan T.evvel 1932 tarih 236 sıra nolu tapu kayıtları ve haritaları taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi aracılığıyla gereği gibi yerine uygulanarak taşınmaza ait olup olmadıkları kesin olarak saptanmalı, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, yine yukarıda tarih ve numarası bildirilen mahkeme ilamının uygulaması yapılarak taşınmaza ait olup olmadığı da saptanmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu davacı ve davalı taraftan hangisinin zilyet ettiği, zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, Nisan 1952 tarih 6 ve 8 nolu tapu kayıtları ile aynı tarih 85 ve 86 nolu tapu kayıtlarının aynı kayıtta olup olmadığı ve aynı yere ilişkin bulunup bulunmadıkları hususu üzerinde özellikle durulmalı, yine davalı taraf tapusunun toprak tevzii paftasında hangi ada içerisinde kalan taşınmazlara ilişkin bulunduğu da belirlenmeli, 85 ve 86 sıra nolu tapu kayıtlarının taşınmaza uyması halinde farklı kayıtlar olması durumunda Nisan 1952 tarih 6 ve 8 nolu tapu kayıtlarının iptaline karar verildiğinden söz edilemeyeceği düşünülmeli, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı … mirasçılarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 15.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.