Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3962 E. 2008/5758 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3962
KARAR NO : 2008/5758
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

MAHKEMESİ :Ankara Asliye 6.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de; davada aleyhine hükmedilen miktar karar tarihi itibariyle duruşma sınırının altında kaldığından duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalının idaresinde iken karıştığı trafik kazasında, karşı aracın sigorta şirketinin kendi sigortalısına yaptığı ödemeden sonra, müvekkili davacı aleyhine açmış olduğu dava ve akabinde yapmış olduğu icra takibi üzerine, davacı müvekkili tarafından karşı aracın sigorta şirketine ödenen miktarın davalı sürücüden rücuen tahsili için 7.150,00.YTL. asıl alacak üzerinden yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davacının karşı araç sigortasının zararını zamanında ödemediği için zararın artmasına neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile asıl alacağın 7.140,60.YTL.lık kısmı ile işlemiş faizin 5.089,86.YTL.lık kısmına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itiba-
ren değişen oranlarda yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacı adam çalıştıranın üçüncü kişiye ödediği tazminatın haleflik esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalı önceki davada davaya dahil bulunmadığına göre, iadenin kapsamı; davacının mahkum olup ödediği para ile kendisi hakkında acılan davanın sonunda verilen hükmün kesinleşmesine kadar isleyecek faiz ve önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinden ibarettir. Kendi kusurlu davranışı ile işin icraya düşmesine neden olan davacı, kendi savsaması sonunda yapılmış icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürenin faizini isteyemez. Çünkü, olayda davacı zararın artmasına sebebiyet … olduğu gibi anılan giderlerle davalının eylemi arasında uygun sebep sonuç bağı yoktur. O halde, mahkemece yapılacak iş, icra giderleri ile hükmün kesinleşmesinden sonra işlemiş olan faizlere ilişkin bölümünün hesaplanıp reddine karar vermekten ibarettir. Anılan ilkelere aykırı düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.