YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/118
KARAR NO : 2009/1968
KARAR TARİHİ : 31.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 10.023.00 YTL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, ZMSS’dan ödenen 5.750.00 YTL’nin mahsubu ile kalan 4.273.00 YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskot faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile; 820.00 YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Sigortalı araçta hasar meydana geldiği ve bunun giderildiği dosya arasında mevcut faturalarla sabittir. Ayrıca, fatura kapsamından katma değer vergisinin düzenlenmiş olduğu, bununla ilgili davacının bir KDV ödeyeceği zorunludur. O halde tespit edilecek tazminat miktarına katma değer vergisi ilave edilerek hüküm altına alınması gerekirken hariç tutularak zarar miktarına hükmedilmesi doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş;
sigorta şirketi tarafından aracın onarımını yapan şirkete yapılan ödemelere ilişkin belgeler, faturalar getirtilmeli bilirkişi raporu ile belirlenen tazminata KDV ilavesi ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile sınırlı olarak tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.