YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19156
KARAR NO : 2009/15679
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,emekli sayılmasına,aksine Kurum işleminin iptaline,yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesi gereğince 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasına yönelik 107 ay için yapmış olduğu borçlanmanın davalı Kurumca borçlanma tutarının ödeme tarihinde bulunan gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödenmediği nedeniyle geçersiz sayılma işleminin iptali ile yapılan ödemenin kayıtlara geçirilmesi ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 06.11.2003 tarihinde 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesinden yararlanmak için Kuruma başvurduğu, Kurumca başvurunun 28.01.2004 tarihinde kabul edilerek , 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasında vergi kaydına göre 107 ay hizmet süresi olduğunun, 2. basamak üzerinden toplam borcunun 9.753.00 TL olduğunun,borcun tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödeme tarihinde bulunan gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden yeniden hesaplama sonucu bulunacak miktarın ödenmesi gerektiğinin davacıya tebliğ edildiği, davacının 30.11.2004 tarihinde 4.000.00 TL, 23.12.2004 tarihinde 3.300.00 TL, 29.12.2004 tarihinde 2.453.00 TL olarak prim borçlarını 2. basamak üzerinden ödediği, Kurumca borçlanma tutarının ödeme tarihinde bulunan gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödenmediği gerekçesiyle borçlanmanın geçersiz sayıldığı anlaşılmıştır.
1479 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasanın 79.maddesine koşut geçmiş … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Hal böyle olunca geçmiş … hizmetlerinin tespitine karar verilmesine yasaca olanak bulunmamaktadır. Ancak , 1479 sayılı Yasa’ya 4956 sayılı Yasa ile eklenen geçici 18. maddesinde; “(Ek madde: 24/07/2003 – 4956 S.K./47. md.) Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04/10/2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20/04/1982-04/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının 1 yıllık yasal süre içerisinde ödemede bulunmakla beraber ödeme tarihinde içinde bulunduğu gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödeme yapmadığı, kurum tarafından kendisine tebliğ edilen miktarı ödediği, basamak artışından kaynaklanan farkın ödenmemesi nedeniyle Kurum tarafından borçlanmanın tamamının geçersiz sayıldığı anlaşılmaktadır.
Sosyal Hukuk devletinde sosyal güvenlik bireyler için bir hak olmakla beraber aynı zamanda bir ödev olarak da kabul edilmiştir.Ancak bu ödevin bireyleri ilgilendiren kısmı olduğu gibi kamuyu ilgilendiren bir yanı da vardır.Bireye yüklediği yükümlülükten daha fazlasını kamuya yüklemiştir.Sosyal Güvenlik sisteminin “olmazsa olmaz” unsuru olan prim ödemelerinin takibi tahsili hatta sigortalılardan zorla tahsili yükümlülüğü kamuya yani davalı Kuruma bırakılmıştır.Kurum davacıya 28.01.2004 tarihli yazı ile borçlanılan süreyi 107 ay olarak belirleyip ödenecek miktarı bildirmiş olmasına karşın prim tahsili sırasında davacının içinde bulunduğu gelir basamağı ile ilgili artışları ve bu sebeple ödeyeceği miktarı tesbit ederek davacıya bildirmesi gerekirken buna dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.Bu durumda Kurumun yükümlülüğünü yerine getirmediği gözetilmeden ve Medeni Kanunun 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına da aykırı olarak borçlanılan gün karşılığı ödenmesi gereken primlerin ödeme tarihinde bulunulan basamak üzerinden ödenmemesinin tüm sonuçlarının davacıya yükletilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş ;davacının basamak farkından kaynaklanan prim borcunu tesbit etmek, davacıya prim borcunu ödemesi için mehil vermek, prim borcunun ödenmesi halinde borçlanılan sürelerin tamamında davacıyı sigortalı olarak kabul etmek, prim borcunun ödenmemesi halinde ise ödenen primlerin karşılığı olan sürelerde davacıyı sigortalı kabul etmek ve yaşlılık aylığı talebini çıkacak sonuca göre değerlendirerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya iadesine ,24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.